MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatamanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davacıların murisi ... ile kardeşleri ...,...,...in babalarından kalan ..., No: 30 adresindeki taşınmaza hep birlikte bina inşa ettiklerini ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/397 esas ve 1989/396 karar sayılı kararı ile binanın girişindeki dükkanın ve 1.normal kattaki 1,2,3 kapı nolu dairelerin ...'e ait olduğunun tespit edildiğini, babalarının vefatı ile, taşınmazların, taraflara intikal ettiğini, davalının, vekil edenlerinin rızası olmadan, bir daireyi ve dükkanı kendisinin kullandığını, bir dairenin de kirasını aldığı açıklayarak, davalının işgaline son verilmesini ve 20.000 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, davacılardan ...'in bu dairelerden birinde ikamet etmekte olduğunu, 3 nolu dairede ise kiracı çıktıktan sonra anahtarın davacılardan ...'ın oğlu ...'da bulunduğunu, dava konusu taşınmazlara 150.000,00 TL'den fazla masraf yaptığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Tapu kaydında tarafların murisi ...'ın veya davacılar ya da davalının payı olmadığı anlaşılmakla, davalının dava dışı tapu kayıt maliklerinin muvafakatı ile taşınmazı kullandığı yönündeki savunması da dikkate alınarak” gerekçeleri ile davanın reddine karar üzerine; hüküm, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar yazılı gerekçeler ile ret kararı verilmiş ise de, verilen hüküm dosya içeriğine uygun değildir.
Mahkeme tarafından, dava; tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi olarak değerlendirilerek karar verilmiştir. Oysa davacıların talebi, taşınmaz üzerindeki kullanım hakkına dolayısıyla zilyetliğe ilişkindir.
Dosya arasında bulunan ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1988/397 Esas, 1989/396 Karar sayılı kararının incelenmesinden, tarafların amcası ... tarafından, kardeşleri ..., ... ve ... aleyhine açılan gayrimenkul pay tespiti davası neticesinde, “Bina cephesindeki girişe göre ve apartman girişinin solundaki her iki yola cepheli dükkanın tarflardan ... ve ...'e, normal 1.kattaki 1, 2 ve 3 daire kapı nolu 3 meskenin taraflardan ...'e ait olduğunun tespitine” karar verildiği, ayrıca, dosyaya yansıyan belgelerden, davacıların kayıt malikleri aleyhine ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/547 esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açtıkları anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, az yukarıda yapılan açıklamalar ve tarafların hiçbirisinin taşınmazda kayıt maliki olmadığı hususları da gözönünde bulundurularak, uyuşmazlığın zilyetliğin korunması çerçevesinde değerlendirilip, toplanmış ve toplanacak delillere göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, talebin tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi olarak değerlendirilerek ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 02.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.