MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi-Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edenine ait taşınmaz üzerindeki evde vekil edeninin boşandığı eski eşinin halen oturduğunu ve herhangi bir ücret ödemediğini, noterden resmi ihtar gönderildiğini, buna rağmen tahliye edilmediğini ve ecrimisil bedelinin de ödenmediğini belirterek davalının haksız el atmasının önlenmesine ve 150 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, el atmanın önlenmesi açısından yargılama aşamasında evin boşaltılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil alacağı yönünden davanın kısmen kabulü ile; 120 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücretine hasren temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalının davadan sonra taşınmazı boşalttığı, böylece el atmanın önlenmesi hakkındaki davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücreti bakımından Avukatlık Ücret Tarifesinin 6. maddesi göz önünde tutulmamıştır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesinin 6. maddesi; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur." düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda, davalının dava açıldıktan sonra taşınmazı terkettiği, böylece dava tarihi itibariyle davacının el atmanın önlenmesi isteğinde haklı bulunduğu göz önünde tutulmak ve yukarıda değinilen düzenlemeler değerlendirilmek suretiyle davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, anılan düzenleme göz ardı edilip yazılı biçimde hüküm kurulmasi isabetsizdir
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.