MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin men'ine, söz konusu taşınmaz üzerindeki binanın masrafı davalıya ait olmak üzere kal'ine ve 11.474 TL ecrimisil bedelinin 30/09/2009 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, müvekkillerinin 1 parsel sayılı taşınmazın kayden maliki olduklarını, davalının taşınmaz üzerine inşaat yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu, müdahalenin giderilmesi için davalıyı ihtar ettiklerini, davalının taşınmazı 60 aydan bu yana işgal ettiğini ileri sürerek müdahalenin men'ine, muhdesatın kal'ine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 24.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 1985 yılından evvel tapu tahsis belgesiyle satın aldığı taşınmaz üzerine inşaatı yapıldıktan sonra 1998 yılında yapılan imar uygulaması sonucu başka bir parselin maliki olan davacılara dava konusu parselin tahsis edildiğini, tahsis işlemi yapıldıktan sonra inşaat yapılmadığını, taşınmazın bedelinin belirlenerek davacı tarafça Mahkeme veznesine depo edilerek müdahalenin men'i ve yıkım kararının verilebileceğini, tespit edilecek arsa bedelini ödemeye de hazır olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen hüküm, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11/04/2013 tarih ve 2012/17096 esas, 2013/5463 karar sayılı ilamı ile; “davacıların miras bırakanının paydaş olduğu 141 ada, 9 parsel sayılı kadastral parselde yapılan imar uygulamasına bağlı olarak 4984 ada, 1 parselde davalı ...'ın paydaş kılındığı davalının öncesinden kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı bu çerçevede el atmanın önlenmesi ile birlikte yıkıma ve bilirkişilerce hesap edilecek ecrimisile karar verilmesi gerekirken kurulan hükmün doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin men'ine, söz konusu taşınmaz üzerindeki binanın masrafı davalıya ait olmak üzere kal'ine ve 11.474 TL ecrimisil bedelinin 30/09/2009 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım istemine ilişkindir.
1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Mahkemece, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 11.474 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Halbuki davacı faiz talebinde bulunmamıştır.
Yine davacı, dava dilekçesinde 24.000 TL ecrimisil talebinde bulunmuş olup, mahkemece 11.474 TL ecrimisile hükmedilmesine karşın davalı lehine reddedilen kısım dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının (2.) bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy