MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.10.2018 ...... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat.........Soylu Kurt ve karşı taraftan davalı vekili Avukat ... Soysay geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ......... Genel Müdürlüğü vekili, ...... İli ...... İlçesi ...... Mahallesi hudutları içerisinde 254,324m2 devlet .........ı niteliğindeki alanın davalı ...'ne bedelli ve bedelsiz olarak yapılan tahsis işlemlerinin, bu işlemlere karşı açılan davaların kabul ile sonuçlanması ve tahsis kararlarının dayanağını teşkil eden 4498 sayılı Yasanın ilgili maddeleri ile 6831 sayılı Yasanın 17/3.maddesinin iptal edilmeleri nedeniyle hukuken geçerliliğini yitirdiğini, taşınmazın sabit kıymetlere alındığını, davalı tarafından hukuken geçerliliği kalmayan tahsis kararı gereğince yapılan ödemelerin gerçek bedeli yansıtmayacak kadar az olduğunu ileri sürerek, davalının taşınmazda yürüttüğü hizmetin niteliği gözönünde bulundurularak, davalının ihaleye davet edildiği 20.1.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık kullanım bedelinin 1.666.667,00TL olarak tespitine (uyarlanmasına) karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... vekili, davacı tarafından ileri sürülen ihtilafın idari uyuşmazlık niteliğinde olduğu, öncelikle davanın görev yönünden reddi gerektiği, davaya konu alanın 2000 yılında ......... Kurulu Kararı ile belirlenen ve her yıl arttırılan tahsis bedeli karşılığında kullanıldığını, davacı tarafın tek yanlı idari işlem ile kira bedeli talep etmesinin hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, taraflar arasındaki ihtilafın daha önce Idare Mahkemesinde görülen davaya konu olduğunu ve ...... denetiminden geçerek kesinleştiğini bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle de reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından, eldeki davanın 6100 sayılı Kanunun 4.maddesinde sayılan davalardan olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, süresinde gönderme talebi üzerine Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı ......... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; ...... İli ...... İlçesi ...... Mahallesi hudutları içerisinde 160 hektarlık sahanın .........i kurulmak üzere 49 yıllığına.........Bakanlığı'na tahsisinin uygun görüldüğünü, ......... Bakanlığı'nın 22.3.1995 tarih 141 sayılı oluru ile toplam 1920.735m2 lik alanda ...... Üniveristesi kurulmak üzere kesin izin verildiğini, anılan tahsis kararı ve olur işlemlerine karşı dava açılması üzerine İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 1998/296-297 sayılı kararıyla ......... Kurulu Kararı ve ......... Bakanlığı işlemlerinde bedel konusunun dikkate alınmamış olması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığına karar verildiğini, ...... kararının uygulanmasını temin maksadıyla bedeli karşılığı izin verilmesi için kesin izin alanı 24.9 hektara düşürülerek ......... Kurulunun 7.4.2000 tarih 2000/495 sayılı kararı ile bedelli tahsis işleminin yapıldığını, bedelli izin işlemine karşı da dava açıldığını ve ...... 2. İdare Mahkemesi'nin 2004/553 Esas, 2004/1974 Karar sayılı kararı ile bedelli izin işleminin de iptal edildiğini, hem bedelsiz hem bedelli tahsis işlemlerinin iptal edilmesi nedeniyle davalı tarafın taşınmazı kullanmasının hukuken korunan dayanağının bulunmadığını, davalı tarafından hukuken geçerliliği kalmayan ......... Kurulunun 7.4.2000 tarih 2000/495 sayılı kararı gereğince yapılan ödemelerin gerçek bedeli yansıtmadığını ileri sürerek, davalının kullanımında olan 254,324 m2 devlet .........ı niteliğindeki alanın aylık kullanım bedelinin 1.666.667,00 TL olarak tespitine (uyarlanmasına) karar verilmesini istemiştir.
Davacının dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre, davacının talebinin; davalı Üniversiteye yapılan tahsisin ortadan kalkması nedeniyle tahsis bedelinin de uygulanabilirliğinin kalmadığı ve davalı kurumun kullanımının haksız olduğu iddiası ile davaya konu 254,324 m2 devlet .........ı üzerinde bulunan .........i tesislerinin kullanım bedelinin tespiti isteğine ilişkin olduğu, davada tahsis bedelinin uyarlanması veya güncelllenmesine ilişkin idari yargının görevine giren bir talep bulunmadığı gibi taraflar arasında kira ilişkisinin de mevcut olmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ......... Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Mahkeme hükmünün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine,
taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 6,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına 24.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy