MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve daval alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, şirket ortaklarından ve imza yetkililerinden ...'ün aleyhine nafaka borcundan dolayı icra takibi yapıldığını ve şahsın borcundan dolayı işyerine haciz uygulandığını, müvekkil şirketin haciz esnasında icra memuruna şirketin vergi levhasını gösterdiğini ve şirket ortağının borcu nedeniyle şirkete haciz yapılamayacağını belirttiklerini, ancak davalı alacaklının talebiyle şirkete ait makineler ve mamul maddelerinin haciz edildiğini, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, alacaklı lehine hükmedilen ve borçlu... tarafından ödenmeyen nafaka borcunun tahsili için takip başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine borçlunun ikametine hacze gidildiğini, ancak gidilen adreste başka bir kimsenin oturduğunun tespiti üzerine borçlunun yetkilisi bulunduğu işyeri adresine gidildiğini, şirket çalışanlarının borçlunun orada yaşadığını söylediğini, borçlunun işyerini home-ofis olarak kullandığını, eşyalarının işyerinde olduğunu, bu sebeple işyerinde haciz yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporu, tanık beyanları, ticaret sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı itibariyle, haczin davacı şirketin daha önce şirket merkezi olarak kullanılan "..." adresinde yapıldığı, borçlunun davacı şirketin yetkilisi olduğu, haciz konulan menkullerin niteliği ile davacı şirketin ticari faaliyet alanı ve bilirkişi raporu dikkate alındığında, menkullerin davacı şirkete ait olduğu, aksinin davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davacı 3. kişi vekili ve davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Davalı alacaklının temyizi bakımından;
A-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
B-) Davalı alacaklının karar ve ilam harcına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre; hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak harca ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, takip çıkışı toplam alacak miktarı 77.174,72 TL olup, toplam alacak miktarı hacizli malların değerinden az olduğundan anılan kalemlerin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken Mahkemece bu ilke gözetilmeksizin karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
2-Davacı 3. kişi vekilinin temyizi bakımından;
Yukarıda anılan ilke doğrultusunda; takip çıkışı toplam alacak miktarı 77.174,72 TL olup, toplam alacak miktarı hacizli malların, değerinden az olduğundan vekalet ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken Mahkemece bu ilke gözetilmeksizin vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1-A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (1-B) nolu bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 3. bendindeki "Alınması gereken 13.068,00 TL harcın peşin alınan 3.267,00 TL harçtan indirilmesi ile bakiye 9.801,00 TL harcın davalı alacaklıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına" rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine "Alınması gerekli olan 5.271,75 TL harçtan peşin alınan 3.267,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.004,75 TL harcın davalı alacaklıdan alınarak hazineye irat kaydına," ibaresinin yazılmasına, 4. bendindeki “ ... 3600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine "...takibe konu alacak miktarı olan 77.174,72 -TL üzerinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 8.573,91-TL. vekalet ücretinin davalı alacaklıdan alınarak davacıya verilmesine...” yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 22.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy