MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki olduğu1938 ada 210 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 nolu bağımsız bölümü davalı eski eşinin kiraya vermek suretiyle kullandığını ileri sürerek ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira gelirlerinin evlilik birliği içinde harcandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
1- Bilindiği üzere; 1086 sayılı HUMK'un 5219 sayılı Yasa ile değişik 427/2 maddesi uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren 2.080.00.TL'den az olan davalara ait yerel mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür. Kararı temyiz eden davacı, dava dilekçesi ile 15.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini istemiş, 31.01.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.737,36 TL artırarak 16.737,36 TL 'ye yükseltmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 16.130,27 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş reddedilen kısım olan 607,09 TL lik kısım davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de bu miktarın temyiz kesinlik sınırı olan 2.080,00 TL nin altında kaldığı açıktır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'da da bir karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından (6100 sayılı Yasanın 3. maddesi yollamasıyla) davacı tarafın temyiz isteminin REDDİNE,
2-Davalı, kararı temyiz ettikten sonra 05.01.2018 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat etmiş, dilekçe Dairemize gönderilmiştir.
Davalı, yukarıda tarihi belirtilen tevsikli dilekçesi ile temyiz talebinden feragat ettiğini bildirdiğinden davalının temyiz isteminin REDDİNE,
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 25.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy