MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.09.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar vekili Av. ... geldi. Diğer taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, mirasbırakandan intikal eden ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olmasına rağmen, taşınmazları davalı kardeşi ve davalının yönetim kurulu üyesi olduğu davalı şirket tarafından okul binası ve bahçesi olarak kullanıldığını ileri sürerek, elatmalarının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., kendi kullanımı olmadığını belirterek, davalı şirket ise davacının önceden şirkette pay sahibi olduğunu, payı ile birlikte bir kısım taşınmazları da şirkete devrettiğini, dava konusu taşınmazların varlığından sonradan haberdar olduklarını, okul binası olarak kullanmak üzere tüm taşınmazları satın aldıklarını düşündüklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının muvafakati olduğu gerekçesiyle elatmanın önlenmesi isteğinin reddine, intifadan men şartının ihtarname ile gerçekleştiği gerekçesiyle de bu tarihten itibaren ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalı ...'in diğer davalı şirkette hissedar olduğu, davacının da şirketteki payını 20.04.2007 tarihli sözleşme ile dava dışı kişilere sattığı, aynı sözleşme ile dava konusu olmayan bir kısım taşınmazların da davalı şirkete devredildiği, çekişmeli ... ada ... parsel ile aynı ada ... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ... adına tescilli olduğu, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda ise, davacı ile davalı ...'in elbirliği halinde malik oldukları, mirasbırakan ...'in 30.04.2001 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak eşi ... ile davacı ve davalı ...'in kaldığı, mirasbırakan ...'nin 01.08.2008 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı ... ve davalı ...'in kaldığı sabittir.
Davalı şirket ile ilgili ihtarname tarihinden itibaren ecrimisile karar verilmesi kural olarak doğrudur.
1- Ne var ki; tüzelkişiliğe sahip davalı şirketin çekişmeli taşınmazları okul binası ve bahçesi olarak kullandığı, davalı ...'in diğer davalı şirkette hissedar olduğu bu suretle davalı ...'in kullanımının bulunmadığı gözetilerek davalı ... bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile elatmanın önlenmesi isteğinin reddine ve ecrimisil isteğinin anılan davalı yönünden de kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
2- Davacı vekilinin elatmanın önlenmesi isteğine yönelik temyiz itirazına gelince;
TMK.'nin 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak davalı şirket bakımından elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, isteğin yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenle davalılar vekilinin, (2) numaralı bentte yazılı nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine
taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 18.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.