MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 16 no’lu bağımsız bölümün müvekkili tarafından 3.027.000,00 TL muhammen bedelle ... . İcra Müdürlüğünün 2009/5456 Esas sayılı dosyasından 29.06.2010 tarihinde satın alındığını, davalı tarafından ihalenin feshi talebiyle ... . İcra Hukuk Mahkemesi'nin 20010/1680 Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine ihalenin feshi talebiyle dava açıldığını, davanın reddedildiğini ve 30.04.2012 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek 50.000,00 TL’nin ihale tarihi olan 29.06.2010 tarihinden itibaren her dönem sonu itibarı ile tahakkuk edecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının taraf sıfatı bulunmadığını, davanın açıldığı tarih itibariyle gayrimenkulün mülkiyetinin taraflar arasında ihtilaflı bulunduğunu, ... . İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1680 Esas ve 2010/2450 Karar no’lu kararının kesinleşmediğini, hüküm kesinleşmedikçe ecrimisil davası açılamayacağından, karar kesinleşmeden açılan davanın bu nedenle reddine, dava konusu taşınmazın mülkiyeti tapu sicil kayıtlarına halen müvekkili uhdesinde olup mülkiyeti uhdesinde bulunan aile konutu meskeni kullanmasında davalının kötü niyeti aranamayacağından, kötü niyetle kullanım nedeniyle ecrimisile hükmedilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 29.06.2010-21.03.2012 dönemine ilişkin toplam 357.557,00 TL haksız işgal tazminatının her dönem için dönem sonlarından (tahakkuk tarihinden) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir, özellikle davalı vekilinin itirazları dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesi isabetsizdir. Mahkemece davalı tarafın itiraz ve savunmaları da dikkate alınarak denetime elverişli bilirkişi raporu temin edilerek sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nin 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy