MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının dava konusu dairenin kullanıcısı olduğu ispatlanamadığından ecrimisil isteme hakkı da bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin 32 parsel sayılı kat irtifakı oluşturulmamış olan taşınmazda bulunan A Blok 16 numaralı dubleks daireyi ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2007/11381 esas sayılı dosyasında yapılan açık artırma sonucu ihaleyle satın aldığını, tapu devrinin 25/03/2010 tarihinde yapıldığını, davalının taşınmazda haksız işgalinin bulunduğunu, ... 3. Noterliği’nin 21/04/2010 tarih ve 14503 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taşınmazı tahliye etmesi veya kira sözleşmesi yapması, taşınmazın yeni maliki olduğu hususlarını ihtar etmesine rağmen davalının haksız işgalinin devam ettiğini ileri sürerek 05/05/2010 tarihinden itibaren aylık 800,00 TL olmak üzere hesaplanacak ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ve fer'i müdahil, 16 numaralı dairenin fer’i müdahil ... tarafından kullanıldığını, davalı ...'in de kiracı olduğunu, beyan tarihinde dairenin boşaltıldığını, arsa payı karşılığı bu daireyi kullandığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının dava konusu dairenin kullanıcısı olduğu ispatlanamadığından ecrimisil isteme hakkı da bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın üzerinde kat irtifakı kurulmamış olan 36 daireli bir bina bulunmakta olup davacı ve fer’i müdahil ... paydaştır. Fer’i müdahil ... dava konusu 16 nolu daireyi davalı ...’e kiraya vermiştir, bu bahisle intifadan men hususunu araştırmak gerekmemektedir. Mahkemece taraflar arasındaki nizanın Türk Medeni Kanununun 693 maddesi esas alınarak çözülmesi ve davacının payı oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy