MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi ve Eski Hale Getirme
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, imzalanan 10/03/2012 tarihli sözleşme gereğince 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan, davalı şirket tarafından inşa edilen iki bloktan B Blokta bulunan 1 no’lu iş yerinin kendisine satışının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 18.maddesine göre site duvarının sözleşme ekli çizimde görüldüğü üzere dükkanın kullanıma terk edileceğini, ödemelerin tamamlanmasının ardından işyerinin doğu cephesine işyerinin cephesini kapatacak ve ticari potansiyeline zarar verecek şekilde 3 m. yüksekliğinde site duvarı yapıldığını, iş yerinin ticari potansiyeline ciddi zarar geldiğini ileri sürerek davalının müdahalesinin men’ine ve murazaanın önlenmesi ile site duvarının sözleşmenin 18. maddesine uygun hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, süresinden sonra verdiği cevapta site duvarının projeye uygun yapıldığını, davaya konu alanın ortak alan olduğunu, sadece davacının kullanımına terk edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
1)-Dosya muhtevasına göre davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 10/03/2012 tarihli sözleşme tarafları bağlamaktadır,yapılacak inceleme ve araştırma sonunda davacının iddia ettiği üzere bir tecavüzün olup olmadığına göre davalının pasif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece verilen karar yerinde değildir.
2)-Ayrıca; davacı iddiasının sabit olması halinde ortak kullanım alanı daralacağından diğer kat maliklerinin hakkı etkilenecektir. Bu bahisle şekli anlamda zorunlu dava arkadaşı olduklarından davanın diğer tüm kat maliklerine yöneltilmesi, toplanacak delilere ve yapılacak araştırmaya göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.