MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Müdahalenin Men'i
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine; birleştirilen davanın kabulüne,müdahalenin men'i talebi yönünden bozma ilamı dışında kalmak ve kesinleşmekle birlikte karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, asıl davada 29 parsel sayılı taşınmazının 124587.14 metrekare olması gerekirken fiili zeminde 43089.96 metrekaresinin eksik olduğunu, eksik kalan kısmın davalıya ait arazide olduğunu, bu kısmın kendisine iadesine karar verilmesini istemiş; birleştirilen davada da aynı davalıya yönelik olarak taşınmazına haksız müdahalesinin men’ine ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece dava dosyası ile birleştirilen 2011/118 esas sayılı dava dosyasında davacının müdahalenin men’i talebinin kabulü ile dava konusu ... parsele mahkememize sunulan 09/05/2011 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda 'A' harfi ile gösterilen 43293,27.m2'lik kısma davalının müdahalesinin men’ine ilişkin verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 10/04/2013 tarih ve 2013/4827 Esas 2013/5346 Karar sayılı ilamıyla; “..somut olayda, özellikle 15.06.2011 tarihli 9 nolu celsedeki tutanak içeriğinden, davacı asilin "ecrimisile yönelik bir talebim yoktur.Bu hakkımı saklı tutuyorum. Bu dosya kapsamında müdahalenin men'ine yönelik talebim hakkında karar verilmesi yönünde talebimi daraltıyorum" beyanı üzerine, davalının "davanın reddine karar verilmesini" istediği; davacının bu beyanının HMK'nın 123. maddesi anlamında davanın geri alınmasına yönelik bir beyan olduğu; davalının karşı beyanının ise davacının geri alma talebine muvafakat etmediği ve davanın esastan incelenerek sonuçlandırılması talebini içerdiği anlaşılmaktadır. 1086 sayılı HUMK'nun 185/1.(6100 sayılı HMK'nın 123/1.) maddesine göre davalının rızası olmaksızın davacı davasından sarfınazar edemez. Somut olayda, davalı, hakkındaki davanın reddine karar verilmesini istediğine göre, davalı yönünden
ecrimisil hakkındaki davaya bakılıp, toplanan kanıtlarla oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, 1086 sayılı HUMK'nun 185/1.(6100 sayılı HMK'nın 123/1.) maddesi hükmü gözardı edilerek davanın atiye bırakıldığı gerekçesiyle birleşen davada ecrimisil isteği hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir. Öte yandan; asıl dava bakımından mülkiyet iddiasına konu 43.293,27 m² kısmın davacının 104 ada 29 parsel sayılı taşınmazı içerisinde kaldığı anlaşılmakla tapu iptali ve tescil isteği bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu istek hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi de isabetsizdir ..." gerekçeleri ile bozulmuş, bozmaya uyularak asıl davanın reddine; birleştirilen davanın kabulüne, müdahalenin men'i talebi yönünden bozma ilamı dışında kalmak ve kesinleşmekle birlikte karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ise elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalının, hükmedilen ecrimisil hususundaki itirazlarına gelince; bilirkişice ‘...Toprak yapısından uzun zamandır da tarla ziraatının yapıldığı ve hali hazırda arazinin nadas ve bir kısmının anız durumunda olduğu...’, yine mahkemece keşif mahalinde yapılan harici gözlemde davacıya ait 29 parselin nadas,davalıya ait 28 parselin ise anız durumunda, yine tecavüzlü olduğu iddia edilen alanın anız durumunda olup sürülmüş olduğu tespit edilmesine karşın bilirkişice 2011-2010-2009-2008-2007 yıllarının her biri için hesaplama yapılmıştır.
Mahkemece İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden sorulup, değerlendirme tarihi itibariyle resmi veriler de dikkate alınarak ve taşınmazda ne kadar aralıklarla nadas uygulandığı da tespit edilmek suretiyle hükme elverişli ve denetlenebilir bilirkişi raporu vasıtasıyla ecrimisil miktarı tespit edilmesi gerekirken, bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının (2.) bent dışındaki temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK.nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy