MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Tazminat ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 12/07/2012 tarihinde satın aldığı 115 parsel sayılı taşınmazda bulunan zemin kat 2 no’lu bağımsız bölümde davalının işgalci olduğunu, ... 4. Noterliği'nin 12 Temmuz 2012 tarih 15705 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile birikmiş emsal kira borcunu ödemesi gerektiğinin ihtar edildiğini; ancak davalının taşınmaza tecavüzünü sürdüğünü ileri sürerek müdahalenin men’ine ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 06/05/2014 tarih ve 2014/8224-9322 sayılı ilamı ile; “Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden elatmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davalı savunmasında, dava konusu taşınmaza eşinin kayden malik olduğunu ve aile konutu olarak taşınmazın kullanıldığını, dava dışı eşinin davacıya taşınmazı muvazaalı olarak devrettiğini, asıl amacın kendisinden mal kaçırmak olduğunu ve muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil davası açtığını beyan ederek, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece bahsi geçen dava dosyası getirtilerek incelenmesi, davanın geldiği aşamanın belirlenmesi, karar verilmiş ve kesinleşmiş ise eldeki dosyada hüküm kurulması, derdest ise bekletici mesele yapılması hususunun tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy