MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı asil tarafından temyiz edilmişse de davacı vekili tarafından feragat dilekçesi sunulması üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava; İtirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm süresi içerisinde davalı asil tarafından temyiz edilmiştir. Davacı Vekili 08.11.2016 tarihinde uyap sisteminden e-imzalı olarak 2012/512 esas sayılı dosyası için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ithafen vermiş olduğu dilekçesinde “davalı aleyhinde açmış olduğumuz ve mahkemeniz nezdinde yargılaması yapılmakta olan davadan tarafların uzlaşması nedeniyle feragat ediyor, sonuç ve isteğimizden vazgeçiyoruz. Feragat nedeniyle gereğinin yapılmasına karar verilmesini talep ederiz ” diyerek davadan feragat etmiştir.
HMK'nın 310. maddesine göre davadan feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nın 311. maddesinde ise feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Karar kesinleşinceye kadar davadan feragatin mümkün olduğuna, Mahkemece, bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacı vekili tarafından davadan feragat edildiğine ve bu aşamada feragat hakkında karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait bulunduğuna göre, davacı vekilinin davadan feragat beyanı hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin davadan feragati dikkate alınmak suretiyle davadan feragat ile ilgili hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı asilin temyiz istemi hakkında şimdilik karar verilmesine yer olmadığına, 02.07.2018 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy