MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 19.10.2017 gün ve 2017/2950 Esas, 2017/13384 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Dava dilekçesinde, davacı ...'in 30.05.2002 tarihinde vatandaşlıktan çıkartılan 25.03.1941 doğumlu amcası ...'in yedi yaşında iken öldüğü halde ölüm kaydının nüfusa işlenmediği ileri sürülerek, amca ...'in öldüğü ve ölüm tarihinin tespiti ile nüfus kayıtlarına işlenmesine karar verilmesi istenilmiş; mahkemece, açılan davanın sübuta ermediği gibi yedi yaşında öldüğü iddia edilen kişinin askerlik döneminde askere çağrılması ve gelmemesi üzerine Türk Vatandaşlığından çıkarıldığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce verilen onama kararının davacı tarafından düzeltilmesi istenildiğinden dosya yeniden incelenmiştir.
04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir.
Dava, öldüğü halde ölüm kaydının nüfusa işlenmediği ve vatandaşlıktan çıkartılan davacının amcası ...'in öldüğünün tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106.maddesinde, gereği bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının veya yokluğunun tespit davası yolu ile mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir.
Dosya kapsamından; yedi yaşında öldüğünü ileri sürülen ...'in, 25.03.1941 doğumlu ... ve ... çocuğu olarak 05.04.1941 tarihinde nüfusa tescil edildiği ancak nüfus kaydının 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25. maddesinin (ç) bendi uyarınca Bakanlar Kurulunun 30.05.2002 tarih ve 2002/4250 sayılı kararı ile Türk
vatandaşlığından çıkartılarak kapatıldığı, bunun dışında ...'in nüfus kaydında evlenme ve benzeri hiç bir nüfus olayının bulunmadığı, mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunun 25.maddesinin (ç) bendine göre; yurt dışında bulunup da muvazzaf askerlik görevini yapmak veya Türkiye’de savaş ilanı üzerine, yurt dışında bulunup da, yurt savunmasına katılmak için yetkili kılınmış makamlar tarafından usulen yapılacak çağrıya mazeretsiz olarak üç ay içinde icabet etmeyenlerin Bakanlar Kurulu tarafından vatandaşlıklarının kaybettirilmesine karar verilebileceği düzenlemesi kapsamında vatandaşlığının kaybettirildiği anlaşılmaktadır.
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre doğru kayıt oluşturacak şekilde karar vermek durumundadır.
Mahkemece, doğum ve ölüm olayını bilebilecek tanıkların araştırılması, tespiti halinde aynı oturumda dinlenmeleri, öldüğünün tespiti istenilen ...'in yurt dışında olduğu ve çağrı üzerine askerlik görevini yapmak için gelmediği gerekçesi ile vatandaşlığı kaybettirildiğine göre, askerlik işlemlerine dair belgelerin bağlı olduğu askerlik şubesinden, yurt dışına giriş-çıkış ve pasaport kayıtlarının ilgili idari birimden, taşınmaz malvarlığı açısından tapu müdürlüğünden, vergi kaydı yönünden vergi dairesinden ve belediye başkanlığından, sosyal güvenlik kaydı açısından Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan, banka mevduatı açısından banka şubelerinden, ticaret kayıtları için ticaret sicil memurluğundan, seçmen kayıtları için seçim kurulundan, telefon kayıtları için GSM operatörlerinden sorularak alınacak cevaplarla toplanacak diğer deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerektiği anlaşıldığından onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Dairemize ait 19.10.2017 gün, 2017/2950 Esas, 2017/13384 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy