MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, ... Apartmanının bulunduğu 168 parsel sayılı taşınmaza davalıların tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2004-2008 yılları arasında toplam 20.000,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı ve bir kısım karşı davacılar vekili, men'i müdahale talebinde bulunulan duvarın tamamının davacılara ait olduğunu, davacıların binalarının müvekkillerine ait binanın üstünde yamaçta bulunduğunu, inşaat sırasında davacılara ait binanın güvenliği sağlamak ve yeri düzeltmek için davacıların müeahhiti tarafından yapıldığını, müvekkillerine zarar verilmeden duvarın yıkılabileceğini, depremde zarar gören ve kendileri tarafından onarılan duvar için dava açılmasının ve tazminat talebinde bulunulmasının doğru olmadığını, taşkın inşaat olarak ifade edilen yerlerin müvekkil siteye ait olmadığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuş; karşı davalarında davacıların hakları olmayan bir bahçeyi yıllarca kullandıklarını ikrar ettiklerini ileri sürerek 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, meni müdahale davasının kabulü ile dava konusu 171 parsel sayılı taşınmaza elatmanın önlenmesine; ecrimisil yönünden davacının arsa payına düşen 301,61 TL üzerinden davanın kabulüne, artan kısmın reddine, bu miktarın davalıların arsa paylarına tekabül eden oranlarında alınıp davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine,;karşı dava yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, ... Apartman Yöneticiliğinin hükmi şahsiyetinin bulunmaması, kat maliklerinin de davada taraf yapılmaması sebebiyle husumet nedeniyle karşı davanın reddine, asıl davada ise sadece kat maliki olan davacı-site yöneticisinin payı oranında ecrimisile hükmedilmiştir. Dava açıldıktan sonra kat maliklerince davaya muvafakat edilmiştir, bu nedenle Mahkemece yapılması gereken asıl davada sadece davacı kat maliki lehine değil bütün kat malikleri lehine ecrimisile hükmetmek; yine karşı davada da pasif husumet ehliyeti problemi çözülmüş olması sebebiyle davanın esasına girerek hüküm tesis etmektir. Yine davacı yanca kal talebi bulunmasına karşın Mahkemece bu hususta hüküm tesis edilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 11.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy