MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 953 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 16 nolu bağımsız bölümün muris Avram Albohayre’den müvekkiline kaldığını ve müvekkilinin ... . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 07.02.2012 tarihli 2012/33 Esas 2012/21 Karar sayılı ilamı ile murisin tek yasal mirasçısı olduğunu, davalının murisin ölüm tarihinden itibaren taşınmazda oturmasının haksız olduğunu belirterek 04.01.2012 ile 04.09.2012 tarihlerini kapsayan dönem için aylık 2.000 TL üzerinden toplam 16.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin otuz yıl muris ile oturduğunu, atanmış mirasçı olduğunu, bu nedenle davacı ile elbirliği malik olduklarını, 600,00 TL ecrimisil ödemeyi sulh teklifi olarak sunduklarını, vasiyetnamenin yerine getirilmesi ve tapu iptal ve tescil davası açtıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece intifadan men tarihinin davacının davalıya gönderdiği 25.06.2012 tarihli ihtarname olduğu ve bu tarihten dava tarihine kadar, davalının atanmış mirasçı olarak taşınmazda 1/4 oranında hissesi gözetilerek bilirkişi heyetinin 11.03.2015 tarihli ek raporu esas alınarak yapılan hesaplama sonucu toplam 5.375,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş olup hüküm her iki taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, muris ... ’nin 04.01.2012 tarihinde vefat ettiği, ... . Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 19.09.2012 tarihli 2012/347 Esas 2012/579 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; vasiyetnameye göre davalı ...’ın dava konusu taşınmazda %25 payının olduğu, atanmış mirasçı olarak dava açma hakkının bulunduğu belirtilmiş hüküm kısmında da miras payının (1) pay kabul edilerek davacı ...’ye verilmesine karar verilmiştir. Davacının açmış olduğu vasiyetnamenin iptali davası, ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 17.06.2014 tarihli 2012/272 Esas 2014/275 Karar sayılı ilamı ile davacının feragati nedeniyle reddedilmiş ve karar 08.09.2014 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın tapuda 05.03.2012 tarihinde davacı adına intikal ettirildiği, ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18.07.2014 tarihli 2012/298 Esas 2014/315 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; 953 ada 11 parsel 7.kat, 16 molu bağımsız bölümün Avram oğlu ... adına olan kaydının iptali ile ... oğlu ... adına tesciline karar verilmiş olup hüküm 1. Hukuk Dairesi’nin 19.12.2016 tarihli 2014/21364 Esas 2016/11220 Karar sayılı ilamı ile yalnızca vekalet ücreti yönünden bozulmuş, diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen ... . Noterliğinin 25.06.2012 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile taşınmazın yedi gün içinde tahliyesi istenmiş, aksi halde ecrimisil hakkı saklı olmak üzere el atmanın önlenmesi davası açılacağı bildirilmiştir. Dosya içerisinde ihtarnamenin davalıya ne zaman tebliğ edildiğine dair bir bilgi yoktur. Mahkemece hükme esas alınan 11.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, ihtarname tarihi olan 25.06.2012 tarihinden, dava tarihi olan 20.09.2012 tarihine kadar aylık 2.500,00 TL’den toplam 7.166,66 TL ve davalının ¼ oranında mirasçı olacağı kabul edildiğinde de davacı payının 5.375,00 TL ecrimisil miktarı hesap edilmiştir.
Davalıya gönderilen ihtarnamede davalı tarafa tebliğden itibaren yedi günlük süre verilmesine rağmen bilirkişi raporunda ecrimisil hesabı ihtarname tarihinden itibaren hesap edilmiştir. Diğer taraftan, HMK 26/1.maddesi; "Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmünü içermektedir. Bilirkişi raporunda aylık 2.500,00 TL üzerinden ecrimisil yapılarak davacının talebi aşılmıştır.
Hal böyle olunca, öncelikle ihtarname tebliğ tarihinden yedi gün sonrasının ecrimisil hesabı için başlangıç tarihi olarak tespit edilmesi ve taleple bağlılık ilkesi gereği aylık 2.000,00 TL üzerinden hesap yapılması gerekirken bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 8,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.