MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.10.2017 ...... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacılar ... ve ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklikler tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar......... vekilleri dava dilekçesinde, davacıların evlilik dışı birlikteliğinden doğup, 24.04.2015 tarihinde tanıma yolu ile baba ile de soybağı kurulan hakkında koruma kararı alınarak davalı kurumun yurtlarına yerleştirilen 02.08.2014 doğumlu ......'nın, evlatlık verilmesine yönelik yapılmış işlem ve karar bulunduğu takdirde iptali ile çocuğun gerçek anne babasına teslimini istemiş; mahkemece yapılan yargılama sonucu, dava evlat edindirme için verilen rızanın geri alınması olarak nitelenerek davacılardan ......nın rızanın geri alınmasına yönelik davasının esastan; davacı ...'ın ise taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara, ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir.
Dava, hakkında koruma kararı ve evlat edinilmesinde ana-babanın rızasının aranmaması kararı verilen ve koruma kararı gereği hakkında bakım tedbiri uygulanan küçük hakkında yapılan işlemlerin iptali ile davacılara teslimi istemine ilişkindir.
Küçüklerin evlat edinilmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 305 ila 312. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, kural olarak 309. madde gereği küçüklerin evlat edinilebilmesi için anne babalarının rızasının gerekli olduğu, iki istisnai durumda ise 311. madde gereği rızanın aranmayacağı, buna göre; anne-babanın kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa ve küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa artık evlat edindirme işlemlerinde rıza aranmayacak ve durum 312. madde gereği mahkemece karar altına alınacaktır. Evlat edinmede iki istisnai durum dışında küçüğün anne babasının rızasının bulunması esas olduğundan rızanın verilmesi ve geri alınması da kanunda düzenlenmiş olup 309. madde gereği anne-babanın vereceği rızanın, küçüğün veya ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanarak tutanağa geçirileceği, yani mahkeme dışında verilecek rızanın kanuna göre geçerli olmadığı, zaman olarak verilecek rızanın 310.madde gereği küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemeyeceği, yani altı hafta geçmeden verilen rızanın geçerliliğinin bulunmadığı, verilen rızanın tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden küçük ......'nın, 02.08.2014 tarihinde evlilik dışı ilişki sonucu doğduğu, davacı annenin, aile ve çevresinden gelen ve gelebilecek tepkiler dolayısıyla küçük doğduktan iki gün sonra kuruma verdiği dilekçe ile çocuğun evlilik dışı dünyaya geldiğini, kuruma yerleştirilmesini ve evlat edindirilmesini, açılacak rıza aranmaması davasını kabul ettiğini beyan ettiği, kurum tarafından 14.08.2014 tarihinde hasımsız olarak açılan dava üzerine ......... 4. Aile Mahkemesince 2014/612-570 sayılı dosyası üzerinden duruşma açılmaksızın TMK'nin 311 ve 312. maddeleri gereği evlat edindirmede anne-baba rızasının aranmaması kararı verildiği, kararın tebliğe çıkarılarak kesinleştirilmediği, yine ......... 2.......... Mahkemesinin 2014/103 (Tedbir talep) sayılı dosyası ile 15.08.2014 tarihinde dosya üzerinden hasımsız olarak küçük ...... hakkında 5395 sayılı ......... Koruma Kanunun 5/1-c maddesi kapsamında 18 yaşına kadar bakım tedbiri uygulanmasına karar verildiği, küçüğün 24.04.2015 tarihinde davacı ... tarafından tanıma senedi ile tanınarak ......... ile baba arasında soybağının kurulduğu tespit edilmiştir.
Somut olay yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, mahkemenin kabul ettiği üzere davanın, annenin verdiği kabul edilen rızasının geri alınması davası olmadığı, çünkü verilen rızanın, kanunda belirtilen şekil ve zamanda verilmediği için ortada verilmiş bir rızanın varlığından bahsedilemeyeceği, rıza aranmaması davasının ise en azından anne (dava tarihi itibari ile baba tarafından tanıma olmadığı için) davalı gösterilip, duruşmalı olarak taraf delilleri toplanıp bir karar verilmesi gerekirken hasımsız ve dosya üzerinden karar verildiği, kaldı ki kararın tebliğe dahi çıkartılıp kesinleştirilmediği, ......... Mahkemesince verilen bakım tedbirinin ise, ÇKK'nin 8. maddesi gereği kanunda sayılan ilgililerin veya mahkemece kendiliğinden durum ve koşullar incelenerek kaldırabileceği veya tedbirin değiştirilebileceği hususları ile eldeki dava tarihi itibari ile küçüğü tanımayarak küçük ile arasında soybağı tesis eden davacı ...'ın taraf sıfatının mevcut olduğu da gözetilerek tarafların sunacağı ve mahkemece re'sen toplanacak deliller doğrultusunda işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın hukuki nitelendirmesinin hatalı yapılıp davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.480,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine,
taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 24.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy