MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 05.09.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 21.08.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 14.500,00 TL'den 2013 yılı Ocak ayından Haziran ayına kadarki 6 aylık kira alacağı 87.000,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlu kiracı şirkete 28.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, diğer davalı borçlu kefil adına çıkartılan tebligat iade edilmiştir. Borçlu kiracı şirket vekili itiraz dilekçesinde, alacaklının kiralanan yeri kararlaştırılan tarihte ve sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmediğini, sözleşme süresince bu durumda bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yine taşınmazı 2012 Kasım ayında bir başkasına kiraya verdiğini, alacaklının tamamlanmamış geçersiz kira akdine dayanarak icra takibi başlatmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin alacaklı görünene borcu bulunmadığını ileri sürerek takibe ve borca itiraz etmiştir. Borçlu kefil vekili itiraz dilekçesinde, alacaklının kiralanan yeri kararlaştırılan tarihte ve sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmediğini, sözleşme süresince bu durumda bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, taşınmazı 2012 Kasım ayında bir başkasına kiraya verdiğini, ortada hukuken geçerli bir kira akdi olmadığı için müvekkilinin kefillik sıfatının da doğmadığını, müvekkilinin alacaklı görünene borcu bulunmadığını ileri sürerek takibe ve borca itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı taraf, kiralanan yerin sözleşmede belirtildiği şekilde kendilerine teslim edilmediğini beyan etmiş ise de, sözleşmenin 5. maddesinde kiralanan yerin kiracıya teslim edildiğine yönelik ibarenin mevcut olduğu, takibe konu kiraların ödendiğine yönelik olarak da herhangi bir belge sunulmadığından, kira sözleşmesinde kararlaştırılan aylık 14.500,00 TL kira bedeli de gözetildiğinde, kiracı ... Petrol Ürünleri ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti. yönünden 87.000,00 TL asıl alacak ve 18.813,75 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın kaldırılarak takibin devamına, davalı ... yönünden, kira sözleşmesini adi kefil sıfatıyla imzalamış olduğundan TBK'nun 585. maddesi gereğince kefile başvurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı kefil ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalılar vekilinin davalı kefile yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin davalı kiracıya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK'nun 188 maddesine göre, ikrar bir tarafın diğer tarafın ileri sürdüğü bir vakıanın doğru olduğunu bildirmesidir. İkrar da kabulden farklı olarak talep sonucunun doğruluğu değil, sadece ileri sürülen şu veya bu vakıanın doğru olduğu bildirilmektedir. İkrar, mahkeme içi ve mahkeme dışı olmak üzere iki şekilde yapılabilir. Mahkeme içi ikrar, mahkemeye karşı yapılan ikrardır. Bu ikrar bunu yapan tarafın tek taraflı açık bir irade beyanı ile olur. İkrar olunan hususlar çekişmeli sayılmaz, mahkeme içi ikrar eden taraf aleyhine kesin delil teşkil eder. Davalı borçluların delil olarak dayandığı ve dosya arasına alınan ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 203/630 esas sayılı dosyasında kiracı ... Petrol Ürünleri ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti. tarafından kiraya veren ...'ye karşı 05.09.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanılarak açılan davada, davalı kiraya veren vekili tarafından 25.04.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde, davacı şirket ile müvekkili arasında 05.09.2012 tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi olduğu, sözleşmenin 31.12.2012 tarihine kadar sürdüğü, taşınmazın 31.12.2012 tarihinde müvekkilince teslim alındığı ve 05.09.2012 ila 31.12.2012 tarihleri arası kiracılık ilişkisinin sürdüğü şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Bu mahkeme içi ikrar olup tarafları bağlar. Bu durumda taşınmazın tahliye tarihinden sonraki kira alacağı istenemeyeceğinden, tahliye tarihinden sonraki kira alacağı hakkındaki istemin reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı kefile yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalılar vekilinin davalı kiracıya ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428 ve İİK'nun 366 maddesi uyarınca kararın kiracı yönünden alacağa hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy