MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edenine ait olan 103 ada 75 parsel sayılı taşınmaza davalı kurum tarafından haksız el atıldığından bahisle açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/38 Esas ve 2011/15 Karar sayılı ilamı ile müdahalenin meni ve tazminat konusunda kabul kararı verildiğini, ancak bahsi geçen karardan sonra da müdahaleye davalı kurum tarafından devam edildiğini belirterek geriye dönük 5 yıllık ecrimisil tutarı olarak 15.000 TL tazminatın fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere ve yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. 24.12.2014 havale tarihli dilekçesi ile davasını bilirkişi raporunda belirlenen 87.160,38 TL üzerinden ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça daha önce açılan davanın sonucu olarak İcra Müdürlüğü'nün 2011/1221 Esas sayılı dosyası ile terk işleminin yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davaya konu 103 ada 75 parsel nolu taşınmaz için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 87.160,38 TL ecrimisil değerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil tazminatına ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 103 ada 75 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/38 Esas sayılı dosyası ile (bozmadan sonraki esas numarası) davacı tarafından davalı ... aleyhine 12.09.2007 tarihinde el atmanın önlenmesi, ecri misil ve yıkım istekli dava açıldığı, mahkemesince yapılan yargılama neticesinde bozmadan önce, 26.11.2008 tarihli ve 2008/227 Karar sayılı karar ile davalı ...’nın 103 Ada 75 Parselde siciline kayıtlı taşınmaza vaki müdahalesinin men’ine davalı İdare’nin 103 Ada 75 Parselde siciline kayıtlı taşınmaz üzerinde inşa ettiği atış ve talim amaçlı menkul inşaatın kal’ine, ecrimisil davasının kısmen kabulüne, 15/07/2003 ile 12/09/2007 tarihleri arasındaki dönemde, 2004 yılı için 2780,00 YTL, 2005 yılı için 3107,000 YTL, 2006 yılı için 3436,00 YTL ve 2007 yılı için 3950,00 YTL ecrimisilin ait oldukları yıl sonundan işlemeye başlayacak yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 09.11.2009 tarihli 2009/9821 Esas ve 2009/14973 Karar sayılı ilamı ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemesince ecri misil, men-i müdahale ve kal'e ilişkin hükümlerin bozma ilamı kapsamı dışında kaldığından bahisle 05.01.2010 tarihinde hükmün ecri misil, men-i müdahale ve kal'e yönelik kısımlarına ilişkin kesinleştirme şerhi verdiği anlaşılmaktadır.
Ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalar olup, ecrimisil miktarının en çoğu tam kar mahrumiyeti, en azı ise asgari kira bedelidir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları doğrultusunda önceki dönem için belirlenen ecrimisil miktarına Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olmamak koşuluyla, bulunacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekir. Eğer kesinleşen döneme ÜFE uygulanmadan ecrimisil hesabı yapılacaksa bunun nedenleri bilirkişi raporunda somut verilerle açıkça belirlenmelidir.
Yine, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre; aynı yere ilişkin olarak önceki dönem ecrimisil bedeline ilişkin sonuçlanmış davalar bulunduğu takdirde; kural olarak önceki dönemin son dönemi için kabul edilen (ve kesinleşen) miktara ÜFE’nin tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktar, sonraki dönem ecrimisil bedelini oluşturur. Kural bu olmakla beraber sonraki dönemde taşınmazın bulunduğu yerde imar, sanayileşme, yerleşim vs. özel nedenlerle değişimden dolayı rayiç ve emsal kiralar arttığı takdirde kesinleşen döneme ilişkin değerler nazara alınmadan, toplanacak somut verilere göre yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak yeni dönem (sonraki dönem) ecrimisil bedeli belirlenerek hüküm altına alınabilir.
Somut olayda, dava konusu yere ilişkin davacı tarafından davalı aleyhine ecri misil talepli olarak açılan az yukarıda bahsi geçen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.11.2008 tarihli ve 2010/38 Esas, 2008/227 Karar sayılı kararı ile, davalı aleyhine 15/07/2003 ile 12/09/2007 tarihleri arasındaki dönemde, 2004 yılı için 2780,00 YTL, 2005 yılı için 3107,000 YTL, 2006 yılı için 3436,00 YTL ve 2007 yılı için 3950,00 YTL ecrimisilin ait oldukları yıl sonundan işlemeye başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Hal böyle olunca, kesinleşen dosyada alınan bilirkişi raporunda taşınmazın niteliğinin tarım arazisi olarak değerlendirilerek ecri misil tazminatının hesaplandığı, eldeki dosyada ise mevcut bilirkişi kurulu raporuna göre, Belediye Başkanlığı'nın 07.05.2012 tarihli ve 20 sayılı Meclis kararına göre, dava konusu taşınmazın Belediye Mücavir alan sınırları dahiline alındığının belirtildiği ve bu nedenle taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirildiği hususları da gözönüne alınarak, taşınmazın tarla vasıflı olduğu yıllar ile arsa vasıflı olduğu yılların tespit edilerek, kesinleşen mahkeme ilamında son yılda belirlenen ecri misil değeri esas alınarak, açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınarak, sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.