MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., davalıya ait taşınmaz üzerindeki yapının bir kısmı ile davalıya ait odunların komşu parsel olan davacıya ait taşınmazın üzerinde kaldığını açıklayarak davalının elatmasının önlenmesine, taşkın yapıların kal'ine ve odunların kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., taşınmazın yıllardır bu şekliyle kullanıldığını, tüm yapıların tapusunun sınırları içinde kaldığını, davacının taşınmazıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle 190 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 30.06.2015 havale tarihli krokili raporunda (B) harfi ile gösterilen 6,00 m2'lik kısmına davalının vaki müdahalesinin men'ine ve bu kısmın yıkılarak kal'ine, fenni bilirkişi raporunun kararın ekinden sayılmasına, davacıya ait 190 ada 12 parsel üzerinde bulunan ve davalıya ait olduğu tespit edilen odunların kaldırılmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamı incelendiğinde davalı adına kayıtlı 190 ada 11 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu davacı adına kayıtlı 190 ada 12 parsel sayılı taşınmazın komşu parseller olduğu, 12 parselin tesis kadastrosu ile davacı adına 2008 yılında tescil edildiği, davalının kadastro ölçümlerinde hata yapıldığını ve kendi taşınmazını uzun senelerdir bu şekilde kullandığını savunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından Görele Asliye Hukuk Mahkemesinde 2015/524 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davası açılmış olup, UYAP'tan yapılan inceleme neticesinde açılan davanın kabulle neticelendiği, 190 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 6,24 metrekare kısmının iptali ile 190 ada 11 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline dair karar verildiği, söz konusu kararın 07.11.2018 tarihinde kesinleştiği sabittir. Mahkemece, açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davalının yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.