MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, paydaşı olduğu 246 ada 17 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşı olan davalı tarafından tek başına kullanıldığını, bir dönem ödeme yapıldığını ancak ihtar çekmesine rağmen 17 aylık sürede herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı davalının rızası dahilinde kullandığını, bir dönem davacının payına karşılık ödemeler de yaptığını, taşınmazda davacının kullanabileceği alanlar bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, müdahalenin keşfen sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, arsa nitelikli 246 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 3/32 pay ile davacı, 29/32 pay ile davalı adına kayıtlı olduğu, taşınmazda 5 ayrı yapının bulunduğu, 14.01.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre yapılardan bir adetinin davalı tarafından kiraya verildiği, diğerlerinin ise davalı tarafından ticari işi ile ilgili olarak kullanıldığı, davalının hesap bilgilerinden 2012 yılı aralık ayı dahil davacıya kira bedeli adı altında ödeme yaptığı, davacının noter aracılığıyla davalıya ecrimisil ödemesi için 24.09.2013 tarihinde ihtarname gönderdiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 01.06.2012 - 27.11.2013 tarihleri arası ecrimisil hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, tarafların çekişme konusu taşınmazda paydaş oldukları, davacının bir dönem kira bedeli adı altında ödeme yaptığı ve davalının da ödemeleri kabul ettiği, davalının bilirkişi raporuna yansıyan hesap bilgilerinden de 2012 yılı aralık ayı dahil ödeme yapmasına rağmen hesaplanan ecrimisilin başlangıç tarihi olarak 01.06.2012 tarihinin esas alındığı görülmektedir.
Hal böyle olunca; davacının yapılan ödemeleri kabul ettiği gözetilerek ecrimisil ödenmeyen dönemin tam olarak saptanması ve bu dönem için tespit edilen ecrimisilin karar altına alınması gerekirken ödeme yapılan dönemi de kapsayacak şekilde ecrimisil belirlenmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.