MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı tarafından 126 ada 75 parsel numaralı taşınmazın içinden çıkan suyu almak için boru geçirmek suretiyle el atıldığını, davalının sözlü olarak yapılan uyarıya rağmen geçen boruları kaldırmadığını belirterek, 126 ada 75 parsel numaralı taşınmaza el atmanın önlenmesini, boruların kalini ve 5 yıllık ecrimisilin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, suyun davacılara ait taşınmazda bulunmadığını, kadimden beri bu şekilde kullanılageldiğini, evvelden ark ile taşınırken 1977 yılında boruların döşendiğini, davacıların su kaynağının yerini değiştirmek için kendi dava konusu taşınmazlarına çukur kazdıklarını, ancak su kaynağının orman içinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir .
2. Davacı tarafın el atmanın önlenmesi ve kal talebinin reddine yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazına davalı tarafından boru döşenmesi, ancak irtifak hakkı tesisi ile mümkündür. Somut olayda usulüne uygun şekilde irtifak hakkı tesis edilmemiştir. Davalının kullanımı uzun süredir devam etmekteyse de, eldeki bu davanın açılması ile rızanın kalktığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, kayda üstünlük tanınarak davanın bu yönüyle kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy