MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar, paydaşı oldukları 2313 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan iki iş merkezinin diğer paydaşlar olan davalılar tarafından gerek bizzat, gerekse kiraya verilmek suretiyle kullanıldığını, kendilerinin taşınmazdan faydalanamadıklarını ileri sürerek, ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, taşınmazdaki davacı paylarının kendileri tarafından satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 1.Hukuk Dairesince "... davacılar ... ve ...'nin ... 'ndan doğrudan intikal eden paylarına ilişkin ecrimisil talepleri bakımından bir değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir ... " gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın ... ve ... yönünden kabulüne, diğer davacılar yönünden reddine dair verilen karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddine,
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 2313 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 07.06.2001 tarihli resmi şekilde yapılan satış vaadi sözleşmesine göre davacılar ... ve ...'nın mirasbırakan ...'den intikal eden paylarının tamamını davalı ...'ya satmayı vaad ettikleri, davalı ... tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verilerek adı geçen davacıların paylarının iptal edilerek davalı ... adına kayıt ve tescil edildiği, kararın temyiz edilmeden 01.06.2012 tarihinde kesinleştiği, tapu kaydına göre davacılar ... ve ...'nin taşınmazda 22139/3429552 hisse ile paydaş oldukları anlaşılmaktadır.
Ne var ki, adı geçen davacıların tapudaki payları oranında hesap edilen ecrimisilin toplam 28.787,06 TL olması gerekirken Mahkemece, verilen nihai kararda davacıların muristen intikal eden payların 1/56 olarak hesap edilmesi sonucu 38.316,10'ar TL'ye ilişkin davacıların dava haklarının saklı tutulmasına karar verildiği, tespit edilecek ecrimisilin davacıların tapu paylarına göre hesap edilmesi gerektiğinin açık olmasına rağmen Mahkemece, muristen intikal eden paylar oranında ecrimisil belirlenmesi hatalı ise de; anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür (HUMK m. 438/7, HMK 370/2).
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın 2. parağrafında bulunan " iki davacının ayrı ayrı 38.316,10'ar TL dava haklarının SAKLI TUTULMASINA " ibaresinin madde metninden çıkarılarak yerine " davacılar ... ve ... bakımından ayrı ayrı 14.393,53'er TL için dava haklarının saklı tutulmasına " ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın iadesine, 27.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy