MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil Ve Maddi Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine, yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, davacıların babası adına kayıtlı 4636 parsel sayılı taşınmaza davalılar ... Merkezi İnşaat San. A.Ş., Mon. İnş. Tic. Ltd. Şti. ve ... tarafından yaklaşık olarak 01.08.2013 - 28.02.2014 tarihleri arasında Irmak- Karabük-Zonguldak demir yolu çalışmaları nedeniyle çakıl taşları döküldüğünü, taşınmazın kullanılmaz hale getirildiğini, şirket çalışanlarıyla harici yapılan görüşmede davacılardan ...’a her ay 1000 TL ödeneceğinin taahhüt edildiğini, hatta 1 aylık ödeme olarak 1000 TL ödeme yapıldığını ancak sonraki aylara ilişkin ödeme yapılmadığını, taşınmazı da kullanılmaz halde terk ettiklerini, eski haline getirmediklerini, bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 01.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 1000 TL’nin 01.09.2013-28.02.2014 tarihleri arasındaki kira – haksız işgal bedelinin davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini, yine 01.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile eski hale getirilmemesi nedeniyle maddi zararın davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı TCDD vekili; davanın kamu hizmetinden kaynaklanması nedeniyle idari yargıda görülmesi gerektiğini, davalı idare açısından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davanın süresi içinde açılmadığını zamanaşımına uğradığını, oluşan zarar açısından davalı kurumun kusurunun bulunmadığını, zararın diğer davalı şirket tarafından meydana getirildiğini, davanın husumetten de reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalılar vekilleri; ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; 04.03.2015 tarihli 3. celsede davalı TCDD yönünden dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş olup şimdiki esasını alması üzerine mahkemece dava İdari Yargının görev alanına girdiğinden Mahkememizin görevsizliğine, HMK’nin 114/1-b ve 115/2. maddeleri gereğince davanın yargı yolu bakımından usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil ve eski hale getirme tazminatına ilişkindir.
Hemen belirtilmelidir ki, 11.02.1959 tarihli ve 1958/7-1959/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; bir kamu kuruluşu tarafından verilmiş olup, yerine getirilmesi gereken bir kararın, plan ve projesine uygun olarak uygulanması yüzünden zarar görenlerce açılmış davaların idari yargı yerinde görüleceği ifade edilmiştir. Bir idari karara dayanmayan bir zararın meydana gelmesi halinde bu işlemin haksız fiil niteliği taşıyacağı ve bundan kaynaklanan davaların Adli Yargı yerinde görüleceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davalı idare ve tefrik sonrası iş bu dosya için dava dışı hale gelen diğer davalılar tarafından yürütülen Irmak-Karabük-Zonguldak Demir Yolu Hattı çalışması nedeniyle dava konusu davacılara ait taşınmaz üzerine demir yolu kenarlarına dökülen küçük çakıl taşlarından döküldüğünden bahisle ecrimisil ve eski hale getirme tazminatı talep edildiğine göre taraflar arasındaki çekişmenin dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre mülkiyet hakkından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. O halde, çekişmenin Türk Medeni Kanunu'nun 683 vd. maddeleri gözetilmek suretiyle çözüme kavuşturulması gerekir. O halde, mahkemece çekişme konusu taşınmaz bakımından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delillerinin toplanarak işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile çekişmenin çözümünün idari yargının görevi kapsamında olduğu kabul edilerek davanın tefriken görev yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy