MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalılardan ... dışındaki davalılarla vekil edeninin, dava konusu 113 parselde kayıtlı taşınmazın müşterek malikleri olduğu, davalıların vekil edenine kendi hissesini kullandırmadığını belirterek 2007-2011 dönemi için belirlenecek ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap sunmamıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.222,008 TL ecrimisilin davalı ... ve ...'dan, 1.222,008 TL ecrimisilin davalı ... ve ...'dan, 1.222,008 TL ecrimisilin davalı ... ve ...'dan, 1.222,008 TL ecrimisilin davalı ... ve ...'dan, 1.222,008 TL ecrimisilin davalı ... ve ...'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalılar Fatma ve Yıldırım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Somut olayda her bir davalı açısından dava değerinin 1.222,008 TL olduğu bu miktarın 2015 karar tarihindeki, kesinlik sınırı olan 2.080,00 TL'yi geçmediği görülmüştür. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay'ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
SONUÇ: Temyiz edilen miktar kesinlik sınırı içinde kaldığından 6100 Sayılı HMK'nin 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 427/2 ve 432/4 maddeleri uyarınca, davalılar Fatma ve Yıldırım vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.