MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi gider olmadığından reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine, 6.264-Euro, 87.621,73 USD, 25XAU'nun ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının, 757,48-TL nın tasfiye tarihinden (karar tarihinden) itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bunun dışında kalan taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde “müvekkilin yasa gereği eşit oranda hakkı bulunan davalı adına hesaplarda tutulan birikimlerin tasfiye tarihindeki miktarının yarısının müvekkile katılma alacağı olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmekteyiz” şeklinde açıklamada bulunduktan sonra, netice ve talep bölümünde aynen “tarafların malların tasfiyesine, malların edinilmiş mallara katılma ile ilgili mal rejimine göre paylaştırılması ile müvekkil lehine bundan kaynaklı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 150.000-TL alacağın faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz”şeklinde, 27.05.2015 harç tarihli ıslah dilekçesinde ise aynen “dava açarken tasfiye alacağımızın belirlenmesini talep etmiştik ve harca esas miktarı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 150.000-TL olarak bildirmiştik. Toplanan delillerden sonra belirlenen malvarlığının tasfiyesine karar verilmesini talep ediyoruz ve harca esas miktarı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 252.730-TL'ye yükseltiyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda istek katkı payı alacağı isteği ise dava konusu malvarlığının dava tarihindeki değeri, istek katılma alacağı isteği ise eldeki davanın karar tarihine en yakın tarihteki değeri esas alınmalıdır.
Hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26). Davacı taraf dava dilekçesinde, yargılama oturumlarındaki beyanlarında ve ıslah dilekçesindeki açıklamalarında, tasfiye tarihindeki değer üzerinden talepte bulunduğu halde, talep aşılmak suretiyle talep edilmeyen farklı bir şeye hükmedilemeyeceği halde, ödeme tarihindeki kur üzerinden belirsiz TL alacağına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.