MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, tarafların murisi ... adına kayıtlı taşınmazlar hakkında, vekil edenleri ve davalı tarafından ... Noterliği'nde 23.11.1996 tarihli, düzenleme şeklinde gayrimenkul kullanım sözleşmesi (taksim sözleşmesi) düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca, dava konusu edilen taşınmazların taraflar arasında paylaşıldığını belirterek, dava konusu taksim sözleşmesine uygun olarak dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline ve taraflar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davaya hukuki dayanak teşkil eden belgenin tapuda infazı mümkün olmayan bir belge olduğunu ayrıca taşınmazın hukuki durumunun değiştiğini, sözleşmenin bu şekli ile infazının mümkün olmadığını, yapılan sözleşmenin taksim sözleşmesi olmadığını, taraflara kalan taşınmazın ne suretle tapuya tescil edileceği hususunun düzenlenmediğini, yine tarafların birbirine karşı dava açmayacağı hususunun düzenlendiğini, davacıların bu hususta sözleşmeye aykırı olarak dava ikame ettiklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, taksim sözleşmesine konu olan parseller ve taksim sözleşmesinden sonra imar gören parseller de dahil olmak üzere 22 parça taşınmazın muris adına olan tapu kaydının iptali, paylı olarak taraflar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, miras taksim sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, ...'ın ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan 27/10/1982 tarihli veraset ilamına göre, 19/09/1982 tarihinde vefat ettiği ve tarafların ortak murisi olduğu, murisin mirasçıları olan davacılar ... ve ... ile davalı ... arasında, ... Noterliği'nin 22/11/1996 tarihli ve 06863 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Kullanım Sözleşmesi (mirasın taksimi) imzalandığı, söz konusu sözleşme ile; mirasçıların müşterek muris ...'ın ölümü ile kendilerine intikal edecek olan üç parça taşınmazı kullanmak üzere paylaştıkları, 411 parsel sayılı 10275 m2 miktarındaki taşınmazın sözleşmeye ekli krokide A harfi ile gösterilen 4990 m2 miktarındaki kısmının 2207/10275 ve 2783/10275 oranlarında ...'a ve ...'a bırakıldığı, krokide B harfi İle gösterilen 325 m2 ve 3488 m2 miktarındaki taşınmazın ise ...'a bırakıldığı, 409 parsel sayılı taşınmazın ...'a bırakıldığı, ifraza uğrayan 471 parsel sayılı taşınmazın ise, ifraz edilen parsel numaraları belirtilmek sureti ile mirasçılar arasında paylaştınldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlanna göre, dava konusu taşınmazların, muris adına olan tapu kayıtlarının iptali ile paylı olarak davacılar ve davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de; dava konusu sözleşmeye konu olan taşınmazların sözleşmeye uygun olarak ifrazının mümkün olup-olmadığı ilgili kurumlardan sorulmadan, sözleşmenin uygulamaya konularak tapu iptal ve tescile karar verilmesi hatalı olmuştur. 5403 Sayılı Yasa ve İmar Kanunlarına göre ifraz hususu kamu düzenine ilişkindir.
O halde; hükme esas alınan teknik bilirkişi krokisi, taksim sözleşmesi ve eki krokileri eklenmek suretiyle, sözleşmeye konu taşınmazların, sözleşmeye uygun olarak ifrazının mümkün olup olmadığının ilgili belediye ve kuruluşlardan sorularak tespiti; ifrazın mümkün olmaması durumunda ise, ifraz hususu kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, sözleşmenin geçersiz olarak kabul edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy