MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar, maliki oldukları 101 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davalı gerçek kişiler tarafından yapı inşa edilmek ve bahçe olarak kullanılmak suretiyle, tüzel kişiler tarafından ise mezarlık ve ortak alan olarak kullanılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek elatmalarının önlenmesine, evlerin ve ağaçların yıkılmasına ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, afet kadastrosu sonrası taşınmazın idarece kamulaştırıldığını, kendilerine izin verilen bölgede yapılaştıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın ilk yenilenmesinden sonra birden fazla defa işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Mahkemece, 22.02.2007 tarihli oturumda davacıların gelmediği davalıların ise davayı takip etmediklerini belirtmesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacılar vekilince yenilenmesi üzerine bu defa 18.09.2008 tarihli oturumda takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacılar vekilinin aynı tarihte yenileme talep ettiği, 10.04.2013 tarihli karar oturumunda ise eksik olan harç ikmal edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve 31.05.2013 tarihli nihai kararla ilk yenilemeden sonra dosyanın birden fazla işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de; 10.04.2013 tarihli karar oturumunda verilen işlemden kaldırma kararının doğru olduğu söylenemez.
08.02.2013 tarihli 33. oturumda bilirkişi raporunda ayrı ayrı belirlenen değerlerin toplamı üzerinden eksik olan harcın ikmaline aksi takdirde harcın tamamlanmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılacağı kararı verildiği, anılan oturuma davacılar vekilinin katılmadığı ve ihtaratın yapılamadığı, sonraki 08.03.2013 tarihli 34. oturuma davacılar vekilinin katıldığı ve davacılar vekiline eksik harcın ikmal edilmesi için sonraki oturuma kadar süre verildiği aksi takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağının belirtildiği, davacılar vekilince 10.04.2013 tarihinde 1.925 TL tamamlama harcı yatırıldığı, aynı tarihli 35. oturumda da keşif sonucu belirlenen harca esas değerin 659.812,34 TL olduğu ve yatırılan tamamlama harcının eksik olduğunun tespit edilerek harç ikmal edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ancak Mahkemece, ara kararların hiçbirisinde davacılar tarafından yatırılması gereken harcın tam olarak tespit edilmediği ve bu belirleme doğrultusunda davacılara önel verilmediği açıktır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, ikmal edilmesi istenilen harcın, ara kararla ne kadar olduğunun detaylı ve eksiksiz bir şekilde tespit edilerek bundan sonra davacı taraflara önel verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yatırılması istenilen harç belirlenmeden ikmal edilmediği gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, sonrasında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy