MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; vekil edeninin dava konusu taşınmazlarda davalılar ile birlikte müşterek malik olduklarını, ancak davalıların taşınmazları kendisinden habersiz kira sözleşmesi yapmak suretiyle başkalarına kullandırarak gelir elde ettiklerini belirterek; Borçlar Kanunu'nun 526.maddesine göre 'kiraya veren paydaş, elde ettiği kira bedelinden diğer paydaşların payına düşen kısmı gerçek olmayan vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca onlara ödemelidir, kira sözleşmesine taraf olan ve kira sözleşmesinden doğan borcunu ifa etmeyen paydaş bunun hukuki sonuçlarından mesuldür' sebebine dayanarak elde edilen kira gelirlerinden payına düşenin ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacı tarafın da kira sözleşmelerinin tarafı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kira sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki; görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde tutulması gereken bir usul kuralıdır. 6100 sayılı HMK'nin 2. maddesi asliye hukuk mahkemelerinin, 4. maddesi sulh hukuk mahkemelerinin görev alanını belirlemiştir. Sulh hukuk mahkemelerinin görev alanının düzenlendiği HMK’nin 4/ç bendi "Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hakimini görevlendirdiği davaları görürler" şeklindedir. Bu düzenlemeden sulh hukuk mahkemelerinin görevli olup olmadığı hususunda özel yasalara atıfta bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre, kira alacağının tahsiline yönelik talep hakkında davaya bakmakla görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğundan, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir
SONUÇ : Hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.