MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi,Ecrimisil, Yıkım, Temliken Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, temliken tescil talebinin reddine, elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 65 Ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacı kurum adına tapuda kayıtlı olduğunu, davalılara ait binanın bir bölümünün müvekkilinin taşınmazına taştığını belirterek, davalılar tarafından inşa edilen taşkın yapının tespitine, taşkınlık sonucu oluşan müdahalenin men'ine, taşan yapının kal'ine, geriye dönük 5 yıl için yasal faizi ile birlikte 100,00.-TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, bilirkişi raporu uyarınca davasını 692,58 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, vekil edenlerinin murisinin söz konusu binayı 1946 yılında inşa ettiğini, 1955 yılında Kozlu beldesinde yapılan genel kadastro çalışmaları sırasında tapunun alındığını, kötü niyetli bir tecavüzü olmadığını, taşkın yapının binanın tamamlayıcı parçası niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, taşan kısım varsa vekil edenleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece ilk hükümle, davacının ecrimisil talebinin kabulü ile; 100,00 YTL ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 26.12.2007 den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacının men-i müdahale talebinin kabulü ile; davacı kuruma ait 65 ada 2 nolu parsele davalıların toplam 67.95m2. alana müdahalede bulunduklarından müdahalenin men-i ile, bu alan üzerinde kalan inşaatın kal-i ne karar verilmiş, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 1.Hukuk Dairesinin 06/07/2009 tarihli ve 2009/5781 Esas 2009/7909 Karar sayılı kararı ile B ve C harfleriyle işaretli alanlara ilişkin yıkım kararı verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, ancak A harfli yere ilişkin olarak davalının temliken tescil talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde, davacı kurumun ecrimisil talebinin kabulü ile; 692,58 TL ecrimisil bedelinin dönem başından itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı kuruma verilmesine, davalıların temliken tescil talebinin kabulü ile; davacı kuruma ait 65 ada 2 parsel sayılı taşınmazın "A" harfi ile gösterilen 40,75 m2 lik alanın tapu kaydının iptali ile; davalılar adına tesciline, tescil masraflarının davalılar tarafından karşılanmasına, 65 ada 2 parsel sayılı taşınmaza "B" harfi ile gösterilen 6,20 m2 lik alana davalılar müdahalede bulunduklarından bu alana müdahalelerinin meni ile üzerindeki kömürlüğün yıkılmasına, yıkım masraflarının davalılar tarafından karşılanmasına, "C" harfi ile gösterilen alanın üzerindeki inşaat yıkılmış olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, 1. Hukuk Dairesi bu defa 02.04.2013 tarihli ve 2012/10430 Esas 2013/4751 Karar sayılı ilamı ile; ecrimisile ve B ile gösterilen bölüme ilişkin el atmanın önlenmesi ve yıkıma, C harfi ile gösterilen bölüme ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı, ancak A harfli yerin yıkımına ilişkin olarak fahiş zarar doğmayacağını belirterek bu yere ilişkin olarak el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar vermiştir. Mahkemesince, bozmaya uyma kararı verilerek, davanın kabulü ile davalıların temliken tescil talebinin reddi ile davacı kuruma ait 65 ada 2 parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen 40,75 m2 lik alana vaki tecavüzün men'i ile bu tecavüzde mevcut muhdesatın kal'ine, masrafın davalı taraftan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım ile temliken tescil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 65 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davacı kurumun tam malik olduğu, davalıların kayıttan kaynaklanan bir haklarının olmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesine göre, Mahkeme kararında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur.
Somut olayda, Dairece yapılan geri çevirme sonrası dosya arasına alınan yazı uyarınca, 65 ada 2 parsel sayılı taşınmazın mahalle taksimatı sonucu 217 ada 2 parsele taşındığı belirtilmiştir. Bu durumda, eski parsel numarasına göre hüküm kurulması infazda tereddüte yol açacağından hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin alınan harcın temyiz edene iadesine, 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy