MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili; 15.05.2015 tarihli hacze konu malların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu öne sürerek istihkak davasının kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; haciz yapılan işyerinin 3. kişi tarafından borçludan devir alındığı, haciz esnasında işyeri girişinde borçlu şirketin tabelasının bulunduğu, yine haciz adresinde borçluya ait evrak bulunduğu, bu durumda İİK 97/a maddesinde yer alan karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir..
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dosya kapsamındaki mecvut bilgi ve belgelerden; borçlular ... ve ... Petrol Ltd. Şti’nin dava konusu haczin kendilerine ödeme emri tebliğ edilmeden yapıldığından bahisle şikayet yolu ile iptali için yaptıkları başvuruları üzerine ... 11. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27.05.2015 gün 2015/552 Esas, 2015/657 Karar sayılı kararı ile; şikayet başvurusunun kabulü ile dava konusu haczin iptaline karar verildiği, geri çevirme evrakı üzerine gönderilen ilam örneğine göre anılan kararın 23.06.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Hemen belirtilmelidir ki; istihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartıdır ve Mahkeme hâkimi tarafından duruşmanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Dava konusu haczin iptali kararının kesinleşmesi üzerine, borçlular hakkındaki haczin geçerliliği ortadan kalktığı için dava konusuz kalmıştır.
Bu durumda Mahkemece; konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, maktu karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmadan işin esasına yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy