MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil, Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, müvekkilerine muris babaları ...’tan intikal eden dava konusu taşınmazları davalının ekip biçmek suretiyle kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, dava konusu taşınmazları babası ile muris ... arasında 27.07.2006 tarihinde imzalanan 10 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca, babası adına onun işlemlerini yapmak için kullandığını, husumetin kendisine değil babasına düştüğünü, babasının taşınmazlardaki payını 2010 yılında dava dışı ...'na sattığını, bu kişinin hissedar olarak yerlerini ve kullanılmayan diğer tüm yerlerin kullanması için babasına müsaade ettiğini açıklayarak asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalının babası ile muris ... arasında 27.07.2006 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinin geçerli olduğu ve davalının taşınmazları babası adına kullandığı, müdahalesinin haksız olmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
(a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
(b) Davalı vekilinin asıl davada hükmolunan vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Hemen belirtilmelidir ki; dava değeri, harçlandırılan değer olup, vekalet ücretinin de harcı tamamlanan bu değer üzerinden hesaplanacağı kuşkusuzdur.
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş ise, vekalet ücretinin, nispi harca tabi davalarda, davaya konu değer üzerinden takdir edilmesi gereklidir. Bu değer yukarıda ifade edildiği üzere harçlandırılmış değerdir. Ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 12. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin İkinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenmelidir.
Somut olayda, asıl dava açılırken 9.000 TL dava değeri üzerinden harç yatırılmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmiştir. Bilahare elatmanın önlenmesi talebi açısından 16.002 TL üzerinden de davacı tarafça tamamlama harcının ikmal edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Harçlandırılan dava değeri 25.002,00 TL olup, bu değer üzerinden kararın verildiği tarih itibariyle geçerli AAÜT'ne göre davalı lehine 3.000,24 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.500,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün vekalet ücretine ilişkin kısmının davalı lehine HUMK'un 438/7 (HMK mad. 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin 2 (b) bendinde yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davaya ilişkin hükmün 4. bendindeki "1.500,00 TL" rakamının çıkarılarak yerine "3.000,24 TL" rakamının yazılmasına,Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. Fıkrası (HMK'nin 304. maddesi) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise 2 (a) bendinde yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile 26,70 TL'nin davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.