MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, 13197 ada 1 parsel (27881 ada 1 parsel) sayılı taşınmazda mirasbırakanları ...'ın payı üzerinde elbirliği halinde malik olduklarını, davalı ... Belediyesi'nin taşınmazı park haline getirerek, diğer davalı ... Çiçekçilik ve Peyzaj Limited Şirketinin ise, ofis, sera, çiçek satış reyonu ve bina yaparak ticarethane olarak kullandıklarını, Belediye aleyhine kamulaştırmasız elatmanın önlenmesi davası açtıklarını ileri sürerek, geriye dönük son beş yıllık ecrimisil bedeli olarak 2.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etimştir.
Davalı Şirket, şirket ortaklarından bir kısmının kadastral parselde paydaş olduğunu, imar uygulamasından önce yapılan yapıların imar uygulaması ile tecavüzlü hale geldiğini, muhdesat bedeli ödeninceye kadar kullanım haklarının olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... ise, taşınmazda paydaş olduğunu, paydaşların intifadan men koşulu gerçekleşmeden ecrimisil isteğinde bulunamayacağını, kamulaştırmasız elatma nedeniyle açılan tazminat davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalılardan ... Çiçekçilik'in davaya konu yerde hissesi olmamakla birlikte imar uygulaması nedeniyle bu yerdeki muhtesatlarını kullanmaya devam ettiği, kötü niyetli olmadığı ve ecrimisil ödemek zorunda olmadığı, davalı ... Belediyesinin davaya konu yerde hissesinin bulunduğu ancak hissesinden daha az olan bir bölümü park alanı olarak kamuya terk ettiği, kalan hissesini kullanmadığı, davacıları da kullanımdan men etmediği, kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
1.Davacılar vekilinin Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekilinin ... Çiçekçilik... Ltd. Şti. aleyhine açılan davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; kadastral 827 ada 3 parsel sayılı sebze bahçesi vasıflı ve 828 ada 142 parsel sayılı yol fazlası, taşlık nitelikli taşınmazlarda davalı şirketin sözünü ettiği ... 1/2 oranında paydaş iken payının 07.02.1990 tarihinde yapılan imar uygulaması ile 5578 ada 1 ve 5561 ada 1 parsellere gittiği, ...'in her iki imar parselindeki payını 15.02.1996 tarihinde ... Belediyesi'ne bağış yoluyla temlik ettiği ve 20.9.2006 tarihinde ölen ...'in, eşi ... ve çocukları ..., ... ve ...'yi mirasçı olarak bıraktığı, davalı Şirketin ise 21.12.1990 tarihinde ... ... ve ... tarafından kurulduğu, bu arada taşınmazların 15.12.1998 tarihinde ikinci kez imar uygulaması görerek 12731 ada 1 ve 12732 ada 1 parsellere gittiği, davacı ... mirasçıları ve davalı ... Belediyesinin bu imar parsellerinden 12731 ada 1 parselde paydaş oldukları, daha sonra taşınmazların 16.09.2009 tarihinde üçüncü kez imar uygulaması görerek davacıların mirasbırakanı ve davalı Belediyenin 13197 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda paydaş kılındıkları, bu imar uygulamasının İdari Yargıca iptal edilmesi üzerine 31.03.2010 tarihinde dördüncü kez imar uygulamasına tâbi tutularak 27881 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda davacıların murisinin 21/6508 oranında, davalı Belediyenin 263/6508 oranında paydaş hale geldikleri, davalı Şirketin dava konusu taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı görülmektedir.
Dava konusu taşınmazın son imar uygulaması ile 27881 ada, 1 parsel sayısını aldığı, 6.508 m² yüzölçümünde, semt spor sahası vasfında olduğu, davacıların 21/6508 pay üzerinde elbirliği halinde malik oldukları, taşınmazda kullandıkları herhangi bir yer bulunmazken, 263/6508 pay maliki davalı Belediyenin bisiklet yolu, oturma alanları, taşınmazda mülkiyet hakkı bulunmayan ... Çiçekçilik adı altında faaliyet gösteren tüzelkişiliğe ait seralar, satış dükkanları ve su havuzu yapmak suretiyle işgal ettiklerinin keşfen sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
Somut olayda; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı Şirketin mülkiyetten ve kayıttan kaynaklanan bir hakkının olmadığı, davalı şirketin bir kısım ortaklarının paydaş olduğu savunmasında bulunmuş ise de Şirketin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu, özel kişinin mülkiyet hakkına dayanılamayacağı gözetildiğinde bu savunmaya itibar edilmeyerek davalı şirket yönünden de toplanan deliller değerlendirilmek suretiyle hesaplanan ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ... Çiçekçilik... Ltd. Şti. aleyhine açılan davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy