(6100 S.K. m. 165)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin hükmüne karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili; davalının, ödenmesi gereken kira bedellerini ödememesi üzerine başlatılan icra takibine yasal süre içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığı gibi icra dosyasına karşı herhangi bir itirazda da bulunmadığını belirterek davalı kiracının kiralanan taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
Yerel mahkemece; mahkemelerine ait 2017/208 esas sayılı dosya ile usulsüz tebligata ilişkin şikayetin süre yönünden reddine karar verildiği, böylece davalının temerrüdünün sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, davalı vekilince ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; usulsüz tebligata dair şikayet ilamında tebligatın usulsüzlüğünün tespit edildiği ancak usulsüz tebligatın ıttıla tarihinin görülen tahliye dosyasında 04.04.2017 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesi ile duruşma gününü bildiren davetiye ile öğrenildiğinin tespit edilip hükme bağlandığı, böylece borçlunun temerrüt başlangıç tarihinin 04.04.2017 olduğu, yasada öngörülen 30 günlük ödeme süresi beklenilmeden davanın 23.03.2017 tarihinde açıldığı ve temerrüdün oluşmadığı gerekçesi ile istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, Bölge Adliyesi Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürerek, usulsüz tebligat nedeniyle tebliğ tarihinin düzeltilmesini istediği, mahkemece şikayetin reddedildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. HD Dairesi, 08.11.2017 Tarih, 2017/2465 E., 2017/2497 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, iş bu karara karşı temyiz yoluna gidildiği ve kararın henüz kesinleşmediği UYAP sistemi üzerinden yapılan inceleme ile anlaşılmıştır. Bu durumda ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne yönelik şikayetin reddine ilişkin karar kesinleşmediğinden temerrüt olgusunun gerçekleştiği veya gerçekleşmediği söylenemez, Bölge Adliye Mahkemesi'nin temerrüdün başlangıç tarihinin, dava dilekçesinin tebliğ tarihi olan 04.04.2017 olduğuna ilişkin kabulü de doğru değildir. Bu durumda davalı tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürerek usulsüz tebliğ tarihinin düzeltilmesini istediğine göre, Mahkemece şikayete ilişkin kararın kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, şikayet dosyasının kesinleşmesi beklenmeden karar verilmesi doğru olmadığından, istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA..., dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy