MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi-Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin ... İcra Müdürlüğü'nün 2001/643 Esas sayılı dosyasında yapılan ihalede, dava konusu 8416 ve 8424 parsel sayılı taşınmazları satın alarak malik olduğunu, davalıların haklı bir nedene dayanmadan dava konusu taşınmazlarda işgalci olduklarını belirterek, davalıların dava konusu taşınmazlar üzerindeki müdahalelerinin men'i ile 30.06.2003 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanacak olan 4.200 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacının ihale sonucu kendisinin evini satın aldığını, ancak davacı ile görüşerek anlaşmaları üzerine davacıya peşin olarak elden 10.000 TL 10 yıllık kira bedeli ve 2.000 TL de teminat olmak üzere toplamda 12.000 TL ödediğini, taşınmazlara herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... (Barış), duruşmada alınan beyanında, 2002 yılından beri babası Celaleddin'den ayrı oturduğunu, davayla bir ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
Davalı ..., duruşmada alınan beyanında, dava ile ilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 8416 ve 8424 nolu parsellere 07.04.2009 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen davalılar tarafından yapılan haksız müdahalenin men'ine, dava konusu taşınmazlar için hesaplanan 07.04.2009 tarihli bilirkişi raporundaki ecrimisil bedeli miktarının talepten fazla çıkmış olması neden ile talep ile bağlılık ilkesi gereğince 4.200,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının 8416 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalının 8424 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 8424 parsel sayılı taşınmazda, 03.07.2003 tarihindeki cebri satış işlemi ile davacının malik olduğu, davalının kayıttan kaynaklanan bir hakkının olmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür."
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde dava konusu 8416 ve 8424 parsel sayılı taşınmazlara davalıların haksız müdahalesi bulunduğunu belirterek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuş, dava dilekçesinde tanık vs diğer delillere dayanmış, 28.07.2008 tarihli dilekçesi ile tanık isim listesine ilişkin dilekçe sunmuş, 30.04.2009 tarihli celsede, tanık dinletmekten vazgeçmiştir. Davalı tanıklarından ..., 8424 parseldeki bahçeyi davalının kullanmadığını, davalının bahse konu parselde ekip biçme işi yapmadığını ancak kimin ektiğini de bilmediğini, davalı tanıklarından ... ise, bahçeyi kimin kullandığını bilmediğini, Kerim Çelil isimli şahsın kullandığını davalıdan duyduğunu beyan etmiştir. Bu durumda, davacının tanık deliline dayanmaktan vazgeçtiği, 8424 parsel sayılı taşınmazdaki kullanıma dair başka bir delil de sunmadığı ve davalı tanıklarının beyanları bir arada düşünüldüğünde, davacının davalının 8424 parsel sayılı taşınmazı kullandığını kanıtlayamadığı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; bahse konu taşınmaza davalı tarafından meydana getirilen bir müdahale olduğunun kanıtlanamadığı gözetilerek 8424 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu parsel yönünden de kabule karar verilmesi doğru değildir. O halde, mahkeme yapılması gereken iş, dava konusu 8416 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yapılan temyiz itirazlarının ret edildiği hususu gözönüne alınarak,yargılama sırasında yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu uyarınca her iki parsele yönelik ecrimisil tazminatı hesabının 8416 parsel yönünden ek raporla ayrıştırılmasının sağlanarak 8424 parsel sayılı taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin reddine karar vermek olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalının 8424 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının 8416 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.