MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı asil ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 434 ada 17 parsel sayılı taşınmazda davacının 4/5 hissesi bulunduğunu davalılar tarafından 380,73 m2 lik kısmına geçiş yolu, bahçe ve ikametgah yapılmak suretiyle işgal edildiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 01.05.2013-31.03.2015 tarihleri arası için 8260 TL ecrimisilin işgalin başlangıç tarihinden itibaren kademeli kanuni faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ise ayrı ayrı beyanlarında; yolun herkesin kullanımında olduğunu asfaltın belediyece döküldüğünü, bahçe ve ikametgahın uzun yıllardır kullanımlarında olduğunu davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davanın kabulüne 01.05.2013- 31.03.2015 tarihleri arasında oluşan 8260 TL ecrimisil tazminatının işgalin başlangıç tarihinden yürütülecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm davalılardan ... tarafından bizzat temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılardan ...’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde taşınmazın 1/5 hissesinin İstanbul Büyükşehir Belediyesine, 4/5 ‘inin ise ... Vakfı adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece; 09.02.2016 tarihinde yapılan keşif sonrasında 16.02.2016 tarihinde alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 380 m2 lik kısmının davalılar tarafından bina ve binaya gidiş yolu yapılmak suretiyle işgal edildiği tespit edilmiş olup bu 380 m2 lik alan ve talep edilen 01.05.2013 -31.03.2015 dönemleri için 8620 TL ecrimisil hesap edilmiş ve Mahkemece 8260 TL ecrimisile hükmedilmişse de bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada davacı payına düşen miktar hesaplanmamıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazda davalılar tarafından işgal edilmiş olan 380 m2 lik kısım için davacı payına düşen ecrimisil miktarı belirlendikten sonra bu miktar üzerinden ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hesaplanan ecrimisilin tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3. 6100 sayılı HMK'nin 297/2 maddesi hükmünde taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur.
Somut olaya gelince; davacı vekili dava dilekçesinde, 01.05.2013-31.03.2015 tarihleri arasında oluşan 8260 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren kademeli kanuni faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş olup Mahkemece hüküm fıkrasının 1. bendinde “01.05.2013-31.03.2015 tarihleri arasında oluşan 8260 TL ecrimisil tazminatının işgalin başlangıç tarihinden yürütülecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine ” şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece toplam ecrimisil miktarına işgalin başlangıç tarihinden itibaren denilerek hüküm kurulması doğru olmayıp her dönemin ayrı ayrı gösterilerek faizin başlangıç tarihi de belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekmektedir. Görüldüğü üzere hüküm bu haliyle infaza elverişli değildir. O halde; Mahkemece, hangi dönem için kaç lira ecrimisilin tahsili gerektiğinin ve buna göre faizin başlama tarihinin, diğer bir deyişle dönem sonlarının hükümde açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ...’in temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı ...’in sair temyiz itirazlarının 1. bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.