MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün asıl davacı-birleşen davalı ... vekili , asıl davalılar ve dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı vekili, 1239 parselde kayıtlı taşınmazda müvekkilinin hissedar olduğunu, aynı yer bitişik 141 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... ve ...'ya, 165 parselin ... ve ... adına kayıtlı olup, 166 parsel sayılı taşınmazda davalılardan ...'ın hissesi bulunduğunu açıklayarak, davalıların 1239 parselde kayıtlı taşınmaza vaki müdahalelerinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... ... davaya cevap vermemiştir.
Birleşen davada davacılar, 165 ve 166 parselde paydaş olduklarını, 1239 nolu parselin ise davalılara ait olduğunu ve kendi tasınmazlarına müdahalelerinin olduğunu belirterek müdahalenin önlenmesini talep ve dava etmişlerdir.
Birleşen davada davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 1239 parsel nolu taşınmazın 18.02.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli Krokide B harfi ile gösterilen 21,93 m2 lik kısmına davalı-birleşen davacı ... ve dahili davalı ...'ın haksız elatmasının olduğu, bu alanı davalı ...'in kendisi ve kardeşi ... adına bizzat kullandığı tespit edildiğinden asıl davanın kabulüne, ..., ... ve ...'ın 1239 parsele yönelik herhangi bir müdahaleleri olmadığından bu kişiler yönelik davanın reddine, birleşen dosyada davacılar ... ve ..., davalılar ..., un 166 ve 165 parsel sayılı taşınmazlara müdahale ettiğini iddia etmiş olup, yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanlarından, davacı-karşı davalı ...'nın kendisi ve diğer tapu malikleri olan ..., ..., ... ve ... adına 165 parsel nolu taşınmazın 18.02.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide D harfi ile gösterilen 128,33 m2 lik kısım ile 166 parsel kapsamında A harfi ile gösterilen 45,07 m2 lik kısma ve C harfi ile gösterilen 2,61 m2 lik kısımlarını haksız olarak kullanarak el attığı tespit edildiğinden birleşen davanın kabulüne karar verilmiş hüküm asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili, dahili davalı ve asıl davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Asıl dava yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili ile asıl davada davalılar vekilinin asıl davada verilen hükme yönelen tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Asıl davada dahili davalı ... ... ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava açılırken ... ... ... davalı olarak gösterilmemiş, yargılama sırasında davacı vekili tarafından 29.02.2016 tarihli dilekçe ile davaya dahil edilmesi talep edilmiş, dahili dava dilekçesi tebliğ edilerek davaya devam olunmuş ve dahili davalı olarak kabulüyle aleyhine hüküm kurulmuş ise de, elatmanın önlenmesi istekli davalar doğrudan bu eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılabilir.Dava konusu taşınmazın paydaş maliki davalı...'ün taşınmaz üzerinde kullandığı bir bölüm bulunmadığı, dava konusu taşınmazın sadece diğer paydaş ... tarafından kullanıldığı tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazda dahili davalı ... ... ...’ın kullanımının bulunmadığı anlaşıldığından, davanın ... ... ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Birleşen 2015/233 Esas sayılı dava dosyasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, birleşen davada davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.b) nolu bentte açıklanan nedenlerle dahili davalı ... ... ... vekilinin asıl davada verilen hükme yönelen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1.a) nolu bentte gösterilen nedenlerle asıl davada davacı-birleşen davada davalı ... vekili ile asıl davada davalılar vekilinin asıl davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı ... vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’un 388/4. (HMK madde 297/ç) ve 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.