MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, annesi ... ’nın 1/3 hisse sahibi olduğu ... İlçesi ... Mahallesi 1375 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından kendi iradesi dışında yıllardır ekilip biçildiğini, hisselerinin verilmesi taleplerinin kabul edilmediğini belirterek annesi adına kayıtlı taşınmazın tarafına düşen hissesine davalı tarafından yapılan elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davacı, davalının annesine düşen tarlayı ekip biçtiğini belirterek kendisine düşen hissenin verilmesini talep etmiştir.
Davalı duruşmadaki beyanında “Davaya konu olan yer benim babamdan kalma bir yerdir, ben bu yeri yıllardan beri kullanmaktayım, daha önce dedem kullanmış, ondan sonra babam kullanmış, şu anda da ben kullanıyorum, davacılar payları oranında söz konusu yeri kullanabilir, payları oranında kullanmasına rızam vardır, davanın kabulüne karar verilsin” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve dahili davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 1375 parsel sayılı taşınmazın, ... (1/3 Hisse), ... (8/24 Hisse), ... (1/24 Hisse), ... (1/24 Hisse), ... (1/24 Hisse), ... (1/24 Hisse), ... (1/24 Hisse), ... (1/24 Hisse) ve ... (1/24 Hisse) adlarına paylı mülkiyet hükümlerine göre tapuda kayıtlı olduğu, davacıların anneleri ... ’nın taşınmazın 1/3 hisse ile taşınmaza malik bulunduğu, davacı ... şikayeti üzerine davalı ... hakkında dava konusu taşınmazdan kaynaklanan ... Sulh Ceza Mahkemesinde Kasten Basit Yaralama ve Hakaret ceza davasının açıldığı, yargılama sonununda davalı hakkında Basit Yaralama ve Hakaret suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararları verilip verilen cezalar hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması müessesinin uygulandığı anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; dosya kapsamı ve davalının kabul beyanı da dikkate alınarak davalının davacı ve dahili davacının payları oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı ve dahili davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 13/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy