MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davacının paydaş olduğu dava konusu 115 ada 15 ve 16 parsellere davalılar tarafından bina inşa etmek ve inşa edilen binayı kullanmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmazlara vaki müdahalenin men’i ile binaların kal’ini talep etmiştir.
Davalılardan ...; dava konusu taşınmazların haricen satın alındığını ancak tapuda işlem yapılmadığını, davacının dava konusu taşınmazda hakkı olmamasına rağmen taşınmazları üzerine geçirdiğini, davanın reddi ile tapunun iptali ile lehlerine düzeltilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar da davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davalıların şahsi haklarını davacıya karşı ileri sürmelerinin mümkün olmadığı, taşınmazda haksız şagil oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların 115 ada 15 ve 16 parsellere yaptıkları el atmanın önlenmesine, 15 parsel üzerinde bulunan ve bilirkişiler Murat Ölmez ve Bülent Arslanboğa tarafından hazırlanan raporda kırmızı renk ve A harfi ile gösterilen 52,36 m2 evin ve 16 parsel üzerinde bulunan yeşil renk ve B harfi ile gösterilen 53,30 m2 evin kal’ine karar verilmiştir. Hüküm davalılardan ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve kal talebine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz olan 115 ada 15 ve 16 parsellere bina inşa etmek ve kullanmak suretiyle oluşturulan elatmanın önlenmesi ve kal talebinde bulunmuş olup mahkemece 25.06.2015 tarihinde 2 Fen ve 1 inşaat bilirkişi ile yapılan keşif sonrası alınan 07.07.2015 tarihli raporda 115 ada 15 parsel taşınmazın 194 m2 olduğu, bu parsel üzerinde A harfi ile kırmızı renkli 52,56 m2 lik binanın davalılar tarafından yapıldığı, dava tarihi itibariyle 52,56 m2 lik binanın değerinin 8935TL olduğu, yıkım ve hafriyat değeri olan 500 TL düşüldüğünde 8435 TL olduğu, yine 115 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 195 m2 olduğu, bu parsel üzerinde B harfi ile yeşil renkli 53,30 m2 lik binanın davalılar tarafından yapıldığı, dava tarihi itibariyle 53,30 m2 lik binanın değerinin 7995TL olduğu, yıkım ve hafriyat değeri olan 500 TL düşüldüğünde 7495 TL olduğu tespit edilmiştir. Daha sonra mahkemece aldırılan 14.10.2015 tarihli ek raporda inşaat bilirkişisi tarafından dava konusu taşınmazlar üzerindeki binaların oturduğu m2 kadarına karşılık gelen arsa değeri tespit edilmiş olup buna göre 115 ada 15 parsel üzerinde A harfi ile gösterilen 52,56 m2 lik arsa değerinin 9198TL , 115 ada 16 parsel üzerinde B harfi ile gösterilen 53,30 m2lik arsa değeri ise 9328TL olarak hesaplanmıştır. Bu raporlar sonrası bina değerleri olan 8935 TL ve 7995 TL ile evlerin taşınmaz üzerine oturduğu zemin değerleri olan 9198 TL ve 9328 TL toplam
35.456 TL üzerinden davacı vekilince tamamlama harcı yatırılmıştır. Mahkemece 5. celsede tecavüzlü kısımların koordinatlı olarak gösterilmesi istenilmiş olup 14.03.2016 havale tarihli bilirkişi ek raporunda 115 ada 15 parsel üzerinde kırmızı ile A harfli yer üzerinde 52,36 m2 lik ev olduğu davalı taşınmazın geri kalan kısmının da davalılar tarafından bahçe olarak kullanıldığı, yani taşınmazın tamamının davalılar tarafından kullanıldığı, 115 ada 16 parsel üzerinde yeşil ile B harfli yer üzerinde 53,30 m2 lik ev olduğu davalı taşınmazın geri kalan kısmının da davalılar tarafından bahçe olarak kullanıldığı, yani taşınmazın tamamının davalılar tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve yıkım isteği ile ilgili olarak keşfen saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Gerekçeli Kararın 3 numaralı hüküm fıkrasında; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.422,00 TL harçtan peşin olarak yatırılan 170,80 TL ve tamamlama harcı 605,50 TL' nin mahsubu ile bakiye 1.645,70 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, denilmiş olup yukarıda da açıklandığı üzere toplam 35426 TL üzerinden harç hesabı yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı, davacı vekilinin talebi ve son alınan ve fen bilirkişilerince düzenlenen 14.03.2016 havale tarihli rapor dikkate alındığında; davalıların taşınmazların tamamını kullanıldığı ve taşınmazların bir kısmı üzerine de bina yaptıkları, geri kalan kısmını ise bahçe olarak kullandıkları tespit edildiği halde elatmanın önlenmesi ve kal talebi yönünden sadece binaların değeri ve binaların kapladığı zemin değeri üzerinden harç ikmali yapılmış olup mahkemece taşınmazların tamamının kullanıldığı dikkate alınarak hükmün 1. fıkrasında 115 ada 15 ve 16 parsellere el atmanın önlenmesine şeklinde hüküm kurulduğu halde binalar ve binaların zemin değerleri dışında bahçe olarak davalılar tarafından kullanılan taşınmazların geri kalan kısımlarına ilişkin değer tespiti yapılıp bu değerlerde diğer hesaplanan değerlere eklenerek, yani taşınmazların tamamı üzerinden değer tespiti yapılarak bu değer üzerinden harç ikmali yapılması gerekirken sadece binalar ve binaların kapladığı m2 kadarlık kısım üzerinden harç ikmali doğru görülmemiştir. Ayrıca 07.07.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile 14.10.2015 tarihli inşaat bilirkişi raporunda 115 ada 15 parsel üzerindeki A harfli binanın 52,56 m2 olduğu ve buna göre zemin ve bina değeri tespit edilmişse de 14.03.2016 tarihinde alınan Fen bilirkişilerince düzenlenen ek raporda 115 ada 15 parsel üzerindeki binanın ve zeminin 52,36 m2 olduğu belirtilmiş olup raporlar arasında 115 ada 15 parseldeki bina m2 si yönünden çelişki bulunmaktadır. O halde; mahkemece, az yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen raporlar arasındaki çelişki giderilmek ve gerekirse yeniden keşif yapılmak suretiyle harca esas değer tespit edilerek eksik harç da tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ...’nin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca usul ve yasaya aykırı kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nın 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy