MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, ... Mah. ... ada ... parsel ile ... Köyü ..., ..., ..., ... parsellerde davacıların murisi ...’nun malik olduğunu, davalılardan ...’nun nüfus düzeltim davası ile ... mirasçısı olmaktan çıktığını diğer davalı ...’nun ise murisle resmi olarak evli olmadığını ve mirasçısı olmadığını murisin ölümünden sonra dava konusu parsellerin davalılar tarafından işgal edildiğini, bu nedenle 5 yıllık ecrimisil bedelinin yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi vermemiş olup, keşif mahallinde alınan beyanında; ... ve ... parseller başına gelindiğinde, içinde yıkılmış ev olan parsel ile üst tarafındaki ahırın bulunduğu yeri kendisinin kullandığını, ...-... parseller başına gelindiğinde ise bu her iki parseli kendisinin kullandığını belirterek, keşif mahallinde gezilen bu taşınmazları kendisinin kullandığını beyan etmiştir. Diğer davalı ... ise beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece; tüm parseller yönünden davalı ... aleyhine açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının ispatlanamadığından reddine, dava konusu edilen ... ada ... parselin keşif mahallinde dava konusu edilen yer olmadığının,dava konusu yerin ... ada ... parsel olduğunun tespiti üzerine getirilen tapu kayıtlarında davacılar murisinin tapu maliki olmadığının anlaşılması nedeniyle bu parsel yönünden de açılan davanın reddine, dava konusu edilen ..., ..., ..., ... parseller yönünden diğer davalı ... aleyhine açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının davalının keşifteki beyanı nazara alınarak kabulüne, dava konusu taşınmazlarda davacıların hisseleri oranında yapılan müdahalenin men’ine, her bir davacı hissesi oranında hesap edilen 5 yıllık ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiş olup; Hüküm, davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Davalı ... vekilinin ecrimisile ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazlardan ...,... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.
Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Somut olaya gelince; davaya konu ..., ... ve ... parsellerin tapu kayıtları incelendiğinde davalı ... ile davacıların taşınmazda paylı mülkiyet halinde paydaş oldukları tespit edilmiştir. Dosya kapsamında 08.03.2013 tarihinde yapılan keşifte davalı ... gerek ... ve ... parseller başında gerekse ... ve ... parseller başında vermiş olduğu beyanlarında dava konusu 4 taşınmazı da kendisinin kullandığını beyan etmiştir. ... ve ... parsellerin bir bütün halinde kullanıldığı ve sürüme hazır olduğu da bilirkişilerce tespit edilmiştir. Yine dosya kapsamında yapılan incelemede davacılarca davalıya gönderilmiş bir ihtarnameye rastlanılmadığı gibi dinlenen tanık beyanlarından da intifadan men olgusunun sağlandığını ispat eden ifadeye rastlanılmamıştır. Yukarıda da arz edildiği üzere; davalı davacılarla birlikte ..., ... ve ... parseller de paydaş olduğuna göre mahkemece; davalının ...,...,... parseller yönünden bu taşınmazları bizzat kullanması nedeniyle intifadan men koşulu gerçekleşmediği sürece diğer paydaşların ecrimisil isteyemeyeceği gözetilerek, intifadan men olgusunun hangi tarihte gerçekleştiğinin gerektiğinde taraf tanıkları yeniden dinlenmek suretiyle saptanması, ayrıca davalının ...,...,...ve ... olan dava konusu taşınmazlara el attığı tarih aralığının da tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenerek buna göre hesaplanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken, noksan araştırma ve inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir .
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 10.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy