MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatamanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı ...'in vekil edeninin annesi olduğunu, ortak murisleri ... ölümü ile geriye mirasçı olarak, davalı ... ile altı çocuğunun kaldığını, muristen miras olarak kalan 57 numaralı binada, iki dükkan ile dört dairenin bulunduğunu, davalının iki daireyi birleştirmek sureti ile konut olarak kullandığını ve diğerlerini de kiraya vermek suretiyle kullandığını, vekil edenine herhangi bir ödeme yapmadığını açıklayarak, davaya konu edilen 1,2,3,4,5 ve 6 nolu bağımsız bölümlere davalının el atmasının önlenmesine ve her bir bağımsız bölüm için hesaplanacak bedelin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, taşınmazlardan almış olduğu çok az miktardaki kiralar ile muristen kalan borçların ödendiğini ve ayrıca intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davanın kısmen kabulü ile dava konusu 1,2,3,4,5,6 nolu bağımsız bölümlerdeki davacı hissesine vaki davalı el atmasının önlenmesine, davacı tarafın ecrimisil talebine ilişkin davasının reddine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Her ne kadar mahkeme tarafından, intifadan men koşulu gerçekleşmediği gerekçesi ile davacı tarafın alacak talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki mevcut belge ve bilgilere göre, davalı tarafından bizzat kullanıldığı tespit edilen, bağımsız bölümler dışındaki (davacı taraf dava dilekçesinde, 3 ve 4 nolu dairelerin davalının kullanımında olduğunu belirtmiş, yargılama sırasında dinlenen tanıklar ise, 1.kattaki iki dairenin davalının kullanımında olduğunu beyan etmiş olup, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna göre ise birinci kattaki dairelerin bağımsız bölüm numaraları 1 ve 2'dir) bağımsız bölümlere ilişkin uyuşmazlık, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkin olmayıp, paydaş malikin, diğer paydaş kiraya verenden, kira bedeli olarak tahsil ettiği bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde tahsili isteğine ilişkindir. Bu nedenle, davacı tarafın bu bağımsız bölümlere yönelik alacak talebinin değerlendirilmesinde intifadan men koşulunun uygulama alanı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; kiraya verilmek suretiyle kira bedelleri alındığı iddia edilen dairelerin hangileri olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ile bu bağımsız bölümlere ilişkin olarak, taraf delillerinin eksiksiz toplanılması ve ondan sonra oluşacak sonuca göre, alacak talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.6.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy