MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Eski Hale Getirme
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar, paydaşı oldukları 114 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davalının köy muhtarı olarak kamu gücünü de kötüye kullanılması suretiyle yol yapmak ve kullanmak suretiyle müdahalede bulunduğunu ileri sürerek elatmasının önlenmesine ve taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, yolun kamulaştırma işlemleri sırasında ... tarafından açıldığını kendilerinin ise köy tüzel kişiliği olarak karar aldıklarını ve bu suretle yol yapımına başlandığını ancak davalıların itirazı üzerine taşınmaza yol yapmadıklarını ve yolu kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteklerine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalının kullanımı tespit edilerek elatmasının önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davalı vekilinin buna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
2- Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 114 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacılar ..., ..., ... ve dava dışı ..., ..., ..., ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.07.2008 günlü 2008/89-244 Karar sayılı kararıyla ... lehine daimi irtifak kamulaştırılması yapıldığı, davacılardan ... de aralarında bulunduğu kişilerce dava konusu yere yol yapımı için feragatname verildiği, mevcut yapının korunması amacıyla davalının da aralarında bulunduğu heyetçe köy tüzel kişiliği tarafından karar alındığı, yolun bir kısmının beton ile kaplandığı ancak davacıların itirazı üzerine çekişmeli alanın büyük bir kısmının betonlanmadığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki; Mahkemece, tapu kayıt malikleri ile davacılar arasında bağlantı kurulmaksızın ve davacıların dava şartlarından olan aktif dava ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin işin esası hakkında karar verilmesi isabetsizdir.
Hal böyle olunca; davacı ...'in kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının olup olmadığının araştırlması yok ise adı geçen davacı için aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3- Eski hale getirme isteğine ilişkin temyiz itirazına gelince;
Somut olayda; davalının kamulaştırma işlemi sırasında yol olarak kullanılan davacı parseli içerisinde kalan alana yeniden yol olarak düzenlemek amacıyla köy tüzel kişiliğinden karar alındığı ve bu karar kapsamında bir takım işlemlerin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; çekişmeli taşınmazın eski hale getirilmesi isteği ile ilgili pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle Reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde geri verilmesine 12.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy