MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacının malik olduğu ... Mahallesi 127 ada 50 parsel sayılı "kargir fırın" vasıflı taşınmazı davalının haksız şekilde kullandığı ileri sürülerek elatmanın önlenmesi ile 1.000 TL ecrimisil istenmiş, ıslah ile ecrimisil miktarı 15.750 TL'ye yükseltilmiştir.
Davalı vekili taraflar arasında kira ilişkisi olduğu ve davalının herhangibi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ile 15.750,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, elatmanın önlenmesine yönelik itirazlar reddedilerek, ecrimisil yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davalının müdahalesinin men'i ile 19.136,86 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davanın kabulüne dair mahkeme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı olarak taşınmaza elatmanın önlenmesi ile ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin ecrimisil bedeline yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Somut uyuşmazlık incelenmeden önce usuli müktesep hak üzerinden kısaca durulması gerekmektedir.
Usuli müktesep hak, bir davada taraflar, mahkeme ve Yargıtay tarafından yapılmış ve istisnalar kapsamında olmayan bir işlemle taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış bir hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebilir.
6100 Sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlıkta temyiz kanun yoluna dair 1086 Sayılı HUMK hükümlerinin uygulanması gerektiğinden söz konusu Kanun incelendiğinde usuli müktesep hakka ilişkin açık bir hükmün bulunmadığı, usuli müktesap hak ilkesi, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve yargı kararlarına karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ilkelerinden biri haline gelmiştir. Bu ilke, özlü bir biçimde 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Umumi Heyeti Kararı ile açıklanmış olup iş bu kararda da belirtildiği gibi, bozmaya uyulmakla bir taraf yararına "usulî müktesep hak" doğar. Artık bozmanın kapsamına girmeyen hususlarda yeni bir karar verilemez.
Mahkemece, verilen ilk karar ile elatmanın önlenmesi yanında 15.750,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince hükmedilen ecrimisil hesabı yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olmadığı yönündeki bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamına uymakla davalı lehine usuli müktesep hak oluşmuştur. Bu nedenle mahkemece artık, temyiz eden tarafın aleyhine önceki kararda hükmedilen miktardan fazla miktara hükmedilemeyeceğinden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy