MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... ile kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu 3967 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki üç katlı binanın, vekil edeni tarafından, babasının ve kardeşlerinin yardımı ile yapıldığını, kayıt malikleri ...'ın, binanın yapımına herhangi bir katkısının olmadığını, ortaklığın giderilmesi davasında, ... ve ...muhdesat iddiasını kabul ettiğinden iş bu davada davalı olarak gösterilmediklerini açıklayarak, dava konusu taşınmaz üzerindeki üç katlı betonarme binanın ve meyve ağaçlarının vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan kayıt maliki ..., kayyım tarafından temsil edilmiş ve davanın reddini savunmuş, davalılardan ... ve ... de, evin yapımında murisleri ...'ın imkanlarının kullanıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; “Davanın kabulüne, 3967 ada 1 parsel üzerinde bulunan, dava tarihi itibariyle 192.775,00 TL değerindeki üç katlı binanın muhdesat olarak davacı ...'a ait olduğunun tespitine, meyve ağaçları ile ilgili tespit talebinin reddine, alınması gereken 683,10 TL harçtan peşin alınan 170,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 512,30 TL harcın davalılardan tahsiline, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği davacı vekili için takdir edilen 1.500,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan 199,80 TL ilk masraf, 695,40 TL keşif-bilirkişi masrafı, 189,70 TL PTT masrafı olmak üzere toplam 1.084,90 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ... ile ... Kayyımı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir.
1-Muhdesatın tespiti davaları, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması sırasında muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul edenler dışında kalan ve muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olan tapu maliklerine karşı açılır.
Her ne kadar, davada, ... payı açısından Kayyım taraf gösterilerek dava açılmış ise de, ... 3.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/1382 sayılı kararının incelenmesinden, ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/962 Esas sayılı dosyası ile görülen ortaklığın giderilmesi davasında temsil edilmek üzere ...'ya kayyım atandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, eldeki dava açısından temsil yetkisi bulunmayan Kayyım taraf gösterilmek suretiyle açılan davada, kayıt maliki ... açısından taraf teşkilinin sağlandığından bahsedilemeyeceğinden, kamu düzeninden sayılan taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre ise;
a)Mahkemece kabul kararı verilmekle birlikte, hüküm fıkrasında, muhdesatın bedeline de yer verilmiştir. Oysa; davanın tespit davası olması nedeniyle, taşınmazın ve üzerindeki muhdesatların değerinin belirlenmesi görevinin, taşınmaz ile ilgili ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemeye ait olacağı hususu da gözetildiğinde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
b-Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nın 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetinin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olması hususu da göz önünde bulundurularak, açıklanan ilkeler doğrultusunda yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, belirtilen ilkelere aykırı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalılardan ... ile ... Kayyımı vekilinin temyiz itirazları itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.2.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.