MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
KARAR
1-Daire'nin 2015/4561-2017/3444 sayılı geri çevirme yazısında, davalı 3.kişi vekili Yerel Mahkeme hükmünü temyiz etmiş ise de; kabul ile sonuçlanan davada maktu temyiz karar harcının yatırılması ile yetinildiği anlaşıldığından, alacak miktarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi temyiz karar harcının yedi günlük kesin sürede yatırılması konusunda adına muhtıra çıkartılması istenilmiştir.
Temyiz eden davalı 3. kişi vekilinin vekillikten azledildiği için yerel mahkemenin muhtırayı davalı asil ... adına çıkarttığı, ancak çıkartılan tebligatların usulune uygun olmadığı görülmüş, Daire'ce tesis edilen 09.10.2017 tarihli 2. geri çevirme kararıyla davalı ...'a, 23.09.2014 tarih, 27838 yevmiye numaralı vekaletnamede geçen adresi dikkate alınarak 08.05.2017 tarihli temyiz harcının tamamlatılması konulu muhtıranın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca tebliğ edilerek, hasıl olacak sonuca göre işlem yapılıp, gerekirse temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir. Bu kez de mahkemece gerçek kişi ...'a Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat çıkarılmış ve bu haliyle dosya yeniden Dairemize gönderilmiştir.
Öncelikle ifade etmek gerekir ki, yapılan bu son tebligat da usule uygun değildir. Zira, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanun'un tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı 21. maddesine, 6099 sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; "Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" hükmü yer almaktadır.
Söz konusu 7201 sayılı Yasa'nın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 sayılı Kanuna göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.
7201 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin kanun gerekçesinde ise, 21/1. maddeye göre, bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır.
Muhatap o adreste hiç oturmamış ya da adresten ayrılmış dahi olsa tebligat iade edilmeyecek, 21/2. madde gereğince işlem yapılacaktır. Bunun yapılabilmesi için de tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki Mernis adresi olduğunu tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce, bilinen en son adresi esas alınarak (bilinen bir adresi yok ise adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak) tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır.
Somut olayda, ise davalı 3. kişiye temyiz harç ve masraflarının ikmali konulu tebligatın bu yollar izlenmeksizin yapıldığı görülmekte olup, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca muhataba yapılan tebligat usulsüzdür.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce, bilinen en son adresi bilinen bir adresi yok ise adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır.
2- Ayrıca, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tebligat usulüne uygun yapıldıktan sonra, davalı 3. kişi tarafından temyiz harç ve masrafları ikmal edilmez ise, Mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 434/son fıkrası uyarınca davalının Mahkeme kararını temyiz etmemiş sayılmasına karar verilerek, bu ek karar anılan ilgiliye tebliğ edilip, ek karara karşı temyiz süresi beklenilmeli, ek kararın temyizi halinde, dosya temyiz itirazlarının incelenmesi için Daireye gönderilmeli, bu ek kararın da temyiz edilmemesi durumunda ise dosya Yargıtay'a intikal ettirilmemelidir. Tebligatın usule uygun yapılıp yapılmadığının ve ek karar tesis edilip edilmeyeceğinin ve sonuçlarının mahkeme hakimi tarafından bizzat kontrol edilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın gönderilmesi için Yerel Mahkemeye 3. kez GERİ ÇEVRİLMESİNE, 06.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy