MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi,Yıkım, Ecrimisil, Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı mirasçı temsilcisi birleşen davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar-birleşen dosya davalıları, kayden maliki oldukları 689 parsel sayılı taşınmazı, davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullandıklarını ileri sürerek, davalıların elatmasının önlenmesine, davalılar tarafından yapılan muhdesatın yıkılmasına ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar asıl davanın reddini savunmuşlar, birleşen davada ise; mirasbırakanları ...'un çekişmeli taşınmazı davacıların murisinden 1963 tarihli harici satış senedi ile satın aldığını, anılan tarihten buyana taşınmazda zilyet olduklarını belirterek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, ilk olarak asıl davadaki elatmanın önlenmesi, ecrimisil istemlerinin kısmen kabulüne, yıkım isteğinin reddine ve birleşen davanın reddine karar verildiği, davalılar-birleşen dosya davacıları tarafından kararın temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.01.2015 tarihli ilamıyla, elatılan bölümün değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamı üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınması gerektiği ve asıl dava davacısı ...’in dava açılmadan önce taşınmazdaki payını devrettiği, bu sebeple bu davacı bakımından davanın reddine, diğer davacıların payı oranında ecrimisile hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde, asıl dava davacısı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden elatmanın önlenmesi talebinin kabulü ile ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, yıkım ve birleşen dava hakkında önceki hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup; hüküm, davalı-tereke temsilcisi-birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil, birleşen dava ise harici satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Öte yandan, HMK'nin 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren, tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa kararla daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur.
Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yüklenmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; Mahkemenin bozma ilamına uyma kararı verdiği ancak bozma ilamı doğrultusunda gerekli iş ve işlemleri yapmadan, bozma gereklerini tam olarak yerine getirmeden karar verdiği sabittir. Şöyle ki; uyulan bozma ilamında ... dışındaki davacıların payı oranında belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerektiği belirtildiği halde, Mahkemece kısa kararda bozma öncesi hükmedilen 5.850,00 TL, gerekçeli kararda ise 4.753,00 TL ecrimisil bedeline hükmedildiği ve böylece, bozma ilamı gerekleri yerine getirilmemekle birlikte aynı zamanda kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı açıktır.
O halde; Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda ve HMK'nin 297. maddesine uygun şekilde yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.
SONUÇ: Davalı-tereke temsilcisi-birleşen dava davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.