MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mal Rejiminin Tasfiyesi ile Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, eşler arasında yurtdışında yabancı mahkemede açılmış boşanma davasının devam ettiğini izah ederek boşanma kararı verilip kesinleştikten sonra evlilik birliği içinde edinilen malların ve banka hesaplarının edinilmiş mallara katılma rejimi ve diğer mal rejimlerine göre tasfiyesi ile davacıya düşen bedelin ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, dava değeri fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL olarak gösterilmiştir.
Davacı tarafın; vekaletnamesinde davadan feragate yetkili kılınmış vekili tarafından mahkemeye sunulan 07/11/2015 tarihli dilekçe ile müvekkilinin talebi üzerine davalı aleyhine açılan bu davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece, davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın vaki feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davadan feragat, davacının açmış olduğu davada talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (6100 sayılı HMK m. 307). Feragat, davacının mahkemeye hitaben tek taraflı, açık bir irade açıklaması ile gerçekleşir. Feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve irade bozukluğu hâllerinde, feragatın iptali istenebilir (HMK m. 311/1-2. cümle; Kuru, B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.Baskı, Cilt:IV, İstanbul 2001, sahife:3646 vd.). Davacının davadan feragatı halinde davanın reddine karar verilmesi gerekeceği şüphesizdir. Bu itibarla mahkemenin bu yöndeki gerekçesi kural olarak doğrudur. Ne var ki, somut olayda davacı taraf feragati nedeniyle reddine karar verilmiş bulunan davada, hile ve kandırma nedeniyle iradesinin fesada uğratılarak feragat beyanında bulunmasının sağlandığını öne sürerek kararı temyiz etmiştir. Başka bir anlatımla, feragat beyanının irade fesadı nedeniyle geçersiz olduğu iddiasıyla feshi ile alacak talebi hakkında karar verilmesini talep etmiştir. Bu gibi durumlarda yapılması gereken, feragatin geçersizliği iddiasının hadise olarak aynı mahkemede görülüp, sonuçlandırılmasıdır.
Tüm bu açıklamalara göre, mahkemece öncelikle yapılacak iş, Türk Borçlar Kanunu'nun 30. vd. maddelerinde belirtilen irade fesadı hallerine dayanıldığına göre, bu husustaki iddianın ilgili hükümler çerçevesinde ve gerektiğinde taraf delilleri toplanarak hadise olarak incelenmesi, feragat beyanının dayanılan sebeplerle geçersiz olup olmadığı, mal rejiminin tasfiyesi davasının görülebilirlik ön koşulunun sağlanıp sağlanmadığının tespiti için taraflar arasında davacı tarafın iddia ettiği gibi açılmış bir boşanma davası bulunup bulunmadığı, böyle bir dava var ise hangi aşamada olduğu hususları araştırıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 20.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.