MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi -Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, mirasbırakanlarından intikal edip davalılar ile birlikte paydaşı oldukları "zeytinlik tarla" niteliğindeki taşınmazın davalılarca kullanıldığını, kendilerinin taşınmazdan yararlanamadığını ileri sürerek elatmalarının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, mirasbırakanlarından intikal eden taşınmazların mirasçılar arasında fiilen taksim edildiğini, herkesin kendisine ait alanı kullandığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle ecrimisil isteğinin kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu, 62 sayfa no 129 sıra numarası ile tapuya kayıtlı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan kadastro çalışmaları sonucu 103 ada 9 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, Mahkemece, 30.06.2006 tarihli ve 2004/930 Esas, 2006/713 Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... Kadastro Mahkemesi'ne gönderildiği, anılan mahkemenin 19.09.2007 tarihli ve 2007/28 Esas, 254 Karar sayılı kararı ile ecrimisil isteği ile ilgili karşı görevsizlik kararı verildiği, Yargıtay 20.Hukuk Dairesince ecrimisl isteği ile ilgili ... Sulh Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği, davaya konu, tarla nitelikli, 103 ada 9 parsel sayılı taşınmazda tarafların paydaş olduğu, taraflar dışında başkaca paydaşların da bulunduğu sabittir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Somut olaya gelince, davacılar, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli eldeki davayı açtıkları, Mahkemece verilen görevsizlik kararı sonucunda elatmanın önlenmesi isteğinin ... Kadastro Mahkemesince yargılamasının yapıldığı, eldeki davadaki uyuşmazlığın ise ecrimisil isteği olduğu, ... Kadastro Mahkemesinin 28.04.2010 tarihli ve 2006/204 Esas, 2010/75 Karar sayılı elatmanın önlenmesi ve tespite itiraz istekli dosyası ile elatmanın önlenmesi isteğinin davacıların taşınmazlardan yararlanmasının davalılarca engellenmediği gerekçesiyle reddine karar verildiği, kararın derecattan geçerek düzeltilerek onandığı, Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 21.06.2012 tarihli ve 2012/3289 Esas, 4834 Karar sayılı kararı ile de karar düzeltme isteğinin reddine karar verildiği, elatmanın önlenmesi isteğinin reddine ilişkin kararın bu suretle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, aynı yer ve dönem ile ilgili elatmanın önlenmesi isteğinin reddine karar verildiği ve ret kararı kesinleştiğine göre haksız bir işgalin bulunmadığı açıktır.
Hal böyle olunca; kadastro mahkemesince elatmanın önlenmesi isteğinin reddine karar verildiği ve ret kararının kesinleştiği göz önüne alınarak ecrimisil isteğinin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalıların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle hükmün, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.