MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri ile ihbar olunanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, vekil edenlerinin paydaşı olduğu 12052 parselin davalı tarafından hiçbir hakka dayanmadan otopark olarak kullanıldığını belirterek, davalının müdahalesinin men'ine ve 1.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla ecrimisil taleplerini 41.000 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, vekil edeninin dava konusu taşınmazda kiracı olduğunu belirterek, mahkemenin görevsiz olduğunu ve davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunanlar ... ve ... vekili, vekil edenlerinin davalıya sadece dava konusu taşınmazda kendilerine ait olan kısmı kiraya verdiklerini, davacılara ait payı kiraya vermediklerini belirtmiştir.
Mahkemenin ilk olarak müdahalenin men'i talebinin kabulüne ve 1.000 TL ecrimisile hükmettiği, davalı vekili tarafından kararın temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.10.2013 tarihli ve 2013/10980 Esas, 2013/14451 Karar sayılı ilamıyla, her bir davacı için yıllara göre talep edilen ecrimisil miktarı açıklattırılmadan talep edilen 1.000 TL üzerinden hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararın bozulduğu, Mahkemece bozmaya uyularak devam eden yargılama neticesinde davacılar ... ve ...'in 680/80160 'ar hissesine davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine, bu davacılar dışındaki davacıların gelen tapu kaydına göre hissesi bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve toplam 6.243,74 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup; hüküm, davacılar vekili, davalı vekili ve ihbar olunanlar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; müdahalenin men'i ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 12052 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın dava tarihinde davacılar, ihbar olunanlar ve dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu, yargılama aşamasında, davacılar ... ve ...’in paylarını satarak, paydaşlıktan çıktığı sabittir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacılar vekili, davalı vekili ve ihbar olunanlar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.a. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki; dosya kapsamı ve toplanan delillerden, davalının dava konusu taşınmazda herhangi bir hissesi bulunmadığına göre, tüm taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacıların hissesine müdahalenin men'ine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan; Mahkemece her ne kadar hükmün 7. bendinde, haklarında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulan davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; bahsi geçen davacıların dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna bakılarak vekalet ücretinin hangi tarafa yükleneceğinin belirlenmesi gerekirken, Mahkemece dava açıldığı tarihte davasında haklı olan ve yargılamanın devamı sırasında taşınmazdaki paylarını devreden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2.b. Davalı ve ihbar olunanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece davanın kabulü yönünde verilen ve toplam 1.000,00 TL ecrimisile hükmedilen ilk kararın davalı tarafından temyizi üzerine bozulmasına karar verildiği ve davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğduğu halde, incelemeye konu ikinci kararda, davalının aleyhine olacak şekilde toplam 6.243,74 TL ecrimisile hükmedilmesi isabetli olmamış ve usuli kazanılmış hakkın ihlali sonucunu doğurmuştur.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2.a) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekili ve ihbar olunanlar vekilinin temyiz itirazlarının ise (2.b) nolu bentte yazılı nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar vekili, davalı vekili ve ihbar olunanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 17.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.