MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
.K.. A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu dava konusu ... numaralı parselin bir kısmının davalı tarafından makine ve inşaat malzemesi depolama alanı olarak kullanıldığını, davalıya ihtarat gönderildiğini ancak müdahaleye devam ettiğini belirterek, müdahalenin önlenmesini ve imalatların kal’ini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin daha önce dava dışı...’a ait olduğunu, beton santrali işletme ruhsatına istinaden faaliyet gösterdiklerini, davacıya ihale yoluyla satıldığını ancak ihalenin usulsüz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yargılama sırasında davalı yanında müdahale talebinde bulunan ... A.Ş. yetkilisi, beton santrali işletmesini davalı ... İnşaat Ltd. Şirketinden devraldıklarını, dava konusu parselin bir kısmının kadim yol olduğunu, anayola başka türlü bağlanamayacaklarını, geçit hakkı kurulması gerektiğini belirtmiş, mahkemece 04/06/2015 tarihli oturumda feri müdahillik talebi kabul edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından harç ve vekalet yönünden, davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili tarafından ise tesisi devretmeleri nedeniyle kendileri yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkıma ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nin 125/1 maddesine göre; “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.”
Somut olayda, mahkemece 04/06/2015 tarihli oturumda verilen feri müdahillik talebinin kabulüne ilişkin karar usulüne uygun değildir. Şöyle ki; yargılamanın devamı sırasında fuzuli şagil olduğu ileri sürülen davalı ... İnşaat Ltd. Şti. Beton santrali işletme tesisini feri müdahil olarak katılmak isteyen ... A.Ş.’ye devredip taşınmazdan el çekmiştir. Davacı tarafından ... A.Ş.’ye karşı harcı yatırılarak usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı gibi, mahkemece davacıya HMK’nin 125/1. maddesindeki hakları da hatırlatılmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle anılan usul hükümleri uyarınca davacıya HMK’nin 125/1. maddesinde belirtilen haklar hatırlatılarak bundan sonra oluşacak duruma göre yargılamaya devam edilmesi olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 18/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy